31 Aralık 2014 Çarşamba

2015 bize güzel gelsin


ne yıldı ama 2014
elbet kaybettiklerimiz oldu:
ölenler ve gerçekten ölenler de
ve evet,ölümden döndüğüm de oldu.
kaybettik bazısını(belki de onlar bizi),
bazı da kazandık tabi.
ama şu var ki
biz hep bir aradaydık
seni çok seviyorum hayatım
ve 2015 bize güzel gelsin inşallah

not: hafta sonu bjk formamın üstüne gs atkımı takacağım. kim kazanırsa kazansın;ben bu sefer illa ki kazanacağım:D

25 Aralık 2014 Perşembe

eyvallah

çeyrek yüzyılı devireli neredeyse bir hafta olacak
ve ben hala
'en yakın ' arkadaşım arar da kutlar mı diye merakla bekliyorum!
hoş, geçen yıl 2 gün sonra hatırlamıştı
-ama bu sene hiç hatırlamadı-
da neyse.
insan bir 'ama neden la? demiyor değil yazısı bu
eyvallah

bukowski, ekmek arası

uzun zaman oldu kitabı bitireli
hep yazayım dedim
iş yoğunluğuma yenildim.
o vakit ben de
en aklımda kalan yerleri görsel olarak paylaşırım sizlerle:


naziliğine,ırkçılığına ...dair yazdıkları
sarhoşluk ve sıradanlığa dair...
ve en güzeli '.. İyi eşlik etmişimdir kendime hep...'





4 Aralık 2014 Perşembe

'bilmem kim sana vırttırı zırttırıyı danışacakmış,çocum. gelecekler ofise. bilmediğin bir konuysa araştırma yapmak istersin belki diye aradım' diyen baba yenir ki:)

24 Ekim 2014 Cuma

korkuyorum


taylan tanay'a saldırı haberlerine bakarken gördüm ki
ülkece bir cinnetin göbeğindeyiz
can almaya,can vermeye ramak kalmış
tanay'ı tanımam, sadece hakkında bir şeyler okumuşluğum vardır ve
saldırı haberinden sonra çhd'nin tanay hakkındaki açıklamasını(!) okudum,
şaşırdım..
hala birlikte hareket ediyorlar sanıyordum..
her ne sebepler çhd'den aforoz edilmişse
ya da her ne sebeple bu saldırı gerçekleştirilmişse

bu saldırıyı yapanları kınıyorum.
meslektaşımın yanındayım,
ve diyorum ki
avukata dokunma, meslektaşıma dokunma
insan hayatına dokunma
gerisini bir şekilde oturup anlaşıp hallederiz
halletmeye çalışırız ama,
tabi kimse kimseye kurşun çıkmazsa



nottan hallice: http://www.radikal.com.tr/turkiye/taylan_tanayin_ifadesi_kacarken_ates_ettiler-1220782
haber metnin sonu şu şekilde:kimi istihbaratlar sonucu İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yakın geçmişte kendisine iki kez koruma verilmesi yönünde öneride bulunulduğu ancak Tanay’ın bunu geri çevirdiği öğrenildi.



biz koruyalım demiştik kendi istemedilerden korkarım ben
içimde hrant hala kanıyor çünkü ve çok korkuyorum bugün...

ve ferdi özmen diye bir twiiter fenomeninin varlığını,
onun tavrını, nasıl katledildiğini bu sabah okuduktan sonra daha da korktum.

ben bu ülkede artık sadece korkuyorum sanırım.

cinnet....


bir de evinde eşiyle öldürülen avukat haberi var, adana'dan.. Cmk teklemiş,hiç kimse avukatın şüpheli oğlunun avukatı olmak istememiş... her an öl-dü-rü-lü-yo-ruz.
artık gerçekten yeter.
yeter....
http://www.cihan.com.tr/caption/Villasinda-oldurulen-avukat-ve-esi-topraga-verildi-CHMTU2ODMzMi8x

tanay, ferdi özmen ve yüksel pişkin'in ne alakası var demeyin olur mu? bu yazı bir korkuyorum  ve bu gün, bu üç haberi okuduktan sonra korkum daha da arttı yazısı...


tanayın resmi:http://www.agos.com.tr/upload/haber/taylan_tanay_1018_0033.jpg

17 Ekim 2014 Cuma

mutluyuz de mi sadık???

mehmet pişkin diye bir adamın intihar videosunu izledim dün
ona dair yazılan pek çok şeyi okudum ardından
anlamaya,anlamlandırmaya çalıştım
yazayım dedim,
siktir et ne güzel gitmiş yazma dedim
ne yapsam bilemedim.
akşam eve gittiğimde
annemin güzelce katladığı ot ekim sayısını açtım
okumaya başladım ve dedim ki
bu yazı böyle bitmeli!!





ileride resmin bozulması ihtimaline karşı bir minik önlem:


.....Mutluluğu paylaşmak, dostlarla paylaşmak değil artık, internetten paylaşmak. Selfie çıkmadan önce bir başıma gittiğim yerlerde telefonu ters çevirip arkamdaki tarihi eserle fotoğraf çektiğimde, bakan 'yazık bu kızcağızın da fotoğrafını çekecek bir tane arkadaşı yok muymuş'' der diye millete göstermeye utanırdım. Fotoğraf makinesini tuttuğum sağ kolum görünmeyen fotoğrafları.Dostlarım benim sağ kolumdu. Şimdi selfie çıktı, çoluk çocuk toplanıp telefonu tutanın tek kolu, hepimizin patates suratlı olduğu fotoğraflar çekip internete yüklüyoruz. Tekken kalabalıkları hesap etmememiz öğretiliyor ama yalnızlık alışkanlıkları kalabalığımıza sirayet etti, '' mutluyuz de mi Sadık?''

15 Ekim 2014 Çarşamba

ihiiyarlar ve kediler



okuduğum bir kitaptan çekmişim telefonuma.
artık deftere not almalar bile değişti!!!!

sanırım ertürk akşun'un
ateş,güneş ve ada adlı kitabından

güzel laf:
Öğüt veren bir ihtiyardan
daha verimlidir
bir kedinin miyavlaması

uyaklamaca

halbuki yazılacak ne çok şeyim vardı,
gün bitti!
ben hiçbir yazıya başlamadım.
gün yitti!
daha var,diyebilirsiniz;
ama bendeki heves gitti!!!

14 Ekim 2014 Salı

güvenç'le tanışma

Gezi'deki tweetlerini görüp varlığından haberdar olduğum,çok uzunca bir süre müzisyen olduğunu dahi bilmediği adam Güvenç Dağüstün söylüyor,bense karşımdaki pencereden gri GÖK'ü izliyorum.Çok şeyler akıyor içimden.Hangisini yazsam,nereye yazsam BEN BİLEMEDİM.Ben zaten bu adamın sesini,söyleyişini sevdim mi sevmedim mi onu da bilemedim. Gecelerim'i iyi söylemiş akustikhanede.

ben hep bir enstrüman çalıyor zannetmiştim,meğer söylüyormuş adam.Demin ilk kez dinledim. Bakam bakam münasebetimiz nasıl ilerleyecek?

gecelerim'i söyleyişi:
http://www.youtube.com/watch?v=l3MslWrblFs

zulalala bonzai

geçenlerde bir düğündeydik
romanlardan çok güzel bir kızla evlendi bizim ufaklık
(faşist maşist demeyin ulan sakın burada,sadece düğünü gözünüzde canlandırın diye belirttim o küçük ayrıntıyı,neyse)
ay düğün ne eğlenceli oluyor vs diye oturduğumuz yerde titreşiyorduk sülalecek ki
bir şarkı başladı;
amaaan o nasıl bir kendinden geçiş  o ne oynamalar insanlardaki...
ben de düşen alt çenemi toparlayıp
'oha amk adamlar bonzaiye şarkı yapmış'diyebildim.bizimkilerden bazıları ayıkamadı bile sözleri..
he evet bizimkiler,neyse geçelim konu bu da değil!

düğünün sonuna kadar defalarca çaldı ve ezberledim şarkıyı.
çok şükür!!!
şimdi kısmet oldu yazmak
böyle de bir şey(!) var ortalıkta
bizse neleri,nasıl anlatmaya çalışıyoruz gençlere
adamlar neler yapıyor!!
hey gidi dünya

şarkı şu kişininmiş internetteki rivayetlere göre:
izmirli PAU AYHAN-bonzai roman havası


şarkının sözleri şu şekilde:
Elimde patladı bonzai
Gezerken Altındağ Mersinli
Çamdibi şahit hakim bey
Kafamda her şey çok incesi
 Zulalala zulalala bonzai
Yeşilova Çamdibi patlahi
Abe kara seni kara ver şekeri
Ayık ol ayam var gideri
Hadi bakalım çocuklar sağlam dönüyoruz
Çevir cıgarayı çevir
Limonda limon portakal
Gitme be bugün bizde kal
Ne ekşi ne tatlı sormadan
Yormadan gülüm yormadan
Zulalala zulalala bonzai
Yeşilova Çamdibi patlahi
Abe kara seni kara ver şekeri
Ayık ol ayam var gideri

aha bu da şarkının linki: http://www.youtube.com/watch?v=gx9ivugo6Pw

daha ne yazılır ki?
iki yıl kadar önce kom'da bir operasyonu yönetirken komiser Aydın abi şöyle demişti: çok nalet bir şey var şimdilik insanlar anlamadı ne olduğunu.piyasayı ele geçiriyor bonzai.mahvolacak gençler. çocuklarımızı nasıl koruyacağız bilmiyorum!!!


bu gidişle koruyamayacağız

13 Ekim 2014 Pazartesi

tuğçe'nin twerk ile imtihanı

sabah sabah şu haberi gördüm:
http://www.radikal.com.tr/radikalist/vineda_twerk_yapinca_zengin_olup_ogretmenligi_birakti-1218373

haber başlığı da şu: vine'da twerk yapınca zengin olup öğretmenliği bıraktı

22 yaşında bir kızcağız,adı jessica vanessa

haberi okurken ben hemen,aaa
ayol twerk ne ki? hemen zengin olmuş da öğretmenliği bırakmış
işe yarar bişiyse ben de yapayım dedim!!!

önce twerking olarak bir ekşi'ye danıştım sonra videolara baktım
youtube'dan da ablanın birkaç tane videosunu izledim
ve dedim heee tuçe,,hee
tam senlikmiş!!!

ay o ne öyle,ne popişler var millette
tövbe yarabbbiiimm

ben gene bir karavan alıp onda köfte yapıp satmayı ve aynı zamanda
ekmek teknemde uyumayı hayal edeyim bari
öyle zengin mi olunur amk diyen zat,
ufaktan başlıycam şekerim ben zira twerk miwerk olmaz bizde:D:D:D neyse
ufkum açılmış oldu diyelim.
böyle bir abladan ve bu danstan(!) haberdar oldum

25 Eylül 2014 Perşembe

neşet ertaşı anmak

az evvel arabada gelirken trt radyo spikeri;bugün yurttan sesler korosunun neşet ertaş türküleri söyleyeceğini söyledi ve ekledi'şiddetle dinlemenizi öneririm' . ben şiddetle bir şey önerebilecek biri olmadığımdan,üstadı türkülerle analım ve haydi şimdi 'vakarla'dinleyelim onu diyebilirim en çok.vakar daha uygun geldi şu saatte, henüz uyanmamış,kahve içmemiş tuğçeye!
ve şimdiii: http://www.youtube.com/watch?v=7S36IF8U5a0

22 Eylül 2014 Pazartesi

kadınlar ölürken susulmaz

çocuklar ölürken susulmaz elbet ama
kadınlar ölürken de susulmaz
-insanlar ölürken en doğrusu elbet bilirim,ama bu yazı kadına dair. o nedenle cümle böyle-
sabah ilk olarak 'bir tekstil fabrikasında çalışan Ugandalı Jesica Nankabirwa adlı göçmen kadın tecavüze uğrayarak öldürüldü.Cesedini arkadaşları bir hastanenin morgunda buldu' haberiyle güne başladım.
haber :http://www.radikal.com.tr/turkiye/istanbulda_toplu_tecavuz_ve_cinayet-1213982
toplu tecavüz diyor haber,tekstil işçisi diyor.
ben bir umut uğruna geldi, aşağılıkça öldürüldü diye okuyorum.
nasıl yürüyecek 'soruşturma' merakla bekliyorum.
sabah bu haberi okuduktan sonra
bin bir küfür dudaklarımdayken neyi,nasıl yazacağımı bilemedim,bekledim.
ve şimdi yeni bir haber daha düştü internet sitelerine:
'fuhuş yapmak istemeyen eşini canlı canlı kuyuya attı' diye bir haber.
haber: http://www.radikal.com.tr/turkiye/fuhus_yapmak_istemeyen_esini_canli_canli_kuyuya_atildi-1214167
bu herif de karısına fuhuş yaptırdığı paralara güvenerek kamyon taksidine girmiş ve de zavallı kadın 'artık yeter'deyince onu 3 yerinden bıçaklayarak canlı canlı bir kuyuya atmış.

artık yeter.
kadınlar öldürülüyor
ve herkes izliyor bir kenarda
#yeterulan
yeter artık, yeterrrr

not:Kayseri Emniyet Müdürü İbrahim Kulular 9 yıldır şüphelileri gizli kalmış bu faili meçhul cinayeti ortaya çıkartarak çözen Asayiş Şube Cinayet Büro çalışanlarının ödüllendirileceğini açıklamış.İnşallah Jesica Nankabirwa'nın katilleri de 9 yıl sonra bulunmaz. Ya da şöyle demek gerek;umarım Jesica'nın katilleri tez elden bulunur ve hak ettikleri cezayı alır.Huriye Arısoy Karaman'ın katilleri gibi dokuz yıl ortalıkta=aramızda dolaşmadan...

abes mi ebes mi?

+anane beni seviyor musun? dedim
-Evet,senin bunu sorman bile EBES,dedi
+ahahha,o ne kız? ABES o ABES,dedim
- Hadi ordan.Şimdi (!) çıkardıkları onu alafrangalıklarından,asıl EBES onun doğrusu, dedi ya la:D:D:D


Ananem ve milaslıca türkçesi

19 Eylül 2014 Cuma

bir garip olay


http://www.radikal.com.tr/saglik/facebook_profil_fotografini_once_kaldirdi_sonra_ozur_diledi-1213517
dün bugün hangi gazeteyi açsak farklı kaleme alınışlarla bu haberi gördük
haber şöyle:
Norveç'teKristiansand şehrinde yaşayan 16 yaşındaki Embret Henock Haldammen'in bir hastalığı var,'maltformasyon'.( tıbbi olarak bu hastalık adı değil sanırım,oluşum bozukluğu olarak çevirebiliyoruz internetteki pek çok siteye göre bu sözcüğü,her neyse) Bu siyahi(!)- illa bu vurgulanmış haber metinlerinde- genç facebook profiline fotoğrafını koymuş ve fakat site 'facebook kurallarına aykırı'' bulmuş bu fotoğrafı ve kaldırmış.
Buncağızımın veryansınları basına yansıyınca da özür dilemiş zuc amca
sonra da fotoğraf eski yerine konmuş tekrar

aha da size süper bir örnek
bilgilerimiz,hem de en özelleri dahi
böyle bir zihniyetin ellerinde
yaşasın herkesi kırıp dökmek,
yaşasın birbirinin benzeri olan insanlar,
yaşasın empatiye gerek duymamak

ve kahrolsun bağzı insanlar
haa
tabi bir de ve çokça
yaşasın faşizm


no:T fotoğrafı haberi okuduğum sitelerden birinden indirmiştim,linki saklamamışım:S 
ben seni çok'şey' zannediyordum,değilmişsin.
adam değilmişsin diyeceğim,ama o da değil.
sen zannettiğim adam değilmişsin..


(tuğçe minikkene yazmışmış yazı defterine.şimdi gördü,güldü. acaba kime atarlanmışım dedi! hatırlayamadı.olsun,her devre,herkese uyar!)

17 Eylül 2014 Çarşamba

hıncal ve tebessümü

dünden beri
Hıncal Uluç'un tebessümündeki
13 yaşındaki kız fıkrası(!) konuşuluyor
dur bir dakka sevgili okuyan,
elbet bu üzerinde konuşulması gereken algıdır amma velakin
ben asıl şunu merak ettim:
bu adamı kim okuyor,böyle bir iğrençliği yaptığını ilk kim fark etti?
zira defne joy ile alakalı
testili sulu
harika(!) teşbihini yaptığından beri kimse okumaz artık sanıyordum
okuyan varmış hala, ben ona şaşırdım.
yoksa o zihniyetin bunu yapmış olmasına değil!!!

12 Eylül 2014 Cuma

YİRMİ5

d&r'ın bu ayki indirşmli kitaplarında 50 liraya ulaşamayınca sevdiceğime başvurdum
(malum 50 tl ve üzeri siparişlerde kargo bedava)
o da bu kitabın tanıtım yazısını beğenmiş ve sipariş etmiş
gelen pek çok kitabın içerisinde elim ilk ona gitti ve dün gece bitirdim
selcan aydın
yazarın adı
yazara dair kitaba başlamadan önce herhangi bir fikrim olmadığı gibi şuan da ayrıntılı bir malumat  sahibi değilim.
araştırmadım. araştırmak istemedim belki de.
kitap mı?
kitap akıyor okuyorsunuz işte
hatta bazı yerlerde '' hmmm güzel lafmış!' diyorsunuz ki
bu kitabın tek özelliği bence.
ama bu özellik bazı yerlerde çuvallamış;170. sayfadaki ''Eğer bir kamera bizi çekse, inanılmaz güzel bir aşk filminin nakaratında yer alıyor olabilirdik'' bunun çok açık örneklerinden biri!
freudyen kafanın,
ben baba nedir bilmedim, erkeklerde hep babamı aradım bakış açısında olanların kendini kitapta görüp pek beğeneceği bir 'eser' olabilir kendisi
ama benim için sadece
'kafa boşaltıcı' bir kitaptı.





görselin adresi: http://img1.dr.com.tr/pimages/Content/Uploads/ProductImages/715253/836acf1c-a09e-4500-8723-f8999fc7ecd0-1.jpg

11 Eylül 2014 Perşembe

isyanın bin yüzü

geçen yıl aldığım kitaplardan biriydi.
kitapçı tezgahlarını topluyordu bir eylül akşamında,ören'de.
tezgahın kenarındaydı.
kenarda kalmış eski kitapları severim
ve bunca yıldır hep kenarda olduklarından değer bulmayı beklediklerini düşünürüm.
onu da tam olarak bu nedenle aldım. tabi,
bir de nebi bayraktar tarafından tasarlanmış kapak nedeniyle(sayesinde)
munch'ün çığlık tablosuna benzetmiştim ilk gördüğümde kapağı
ama kadının ardındaki kızıllıklar beni fazlasıyla cezbetmişti.
onca zamandan sonra,
sosyal medyadan başımı kaldırıp kitap okumaya başladığımda bukowskilerin ardından  onu elime aldım:
isyanın bin yüzü
başta kim kimle kardeş,evli,sevgili kafama oturmadı
biraz dağınık geldi  kitap bu yüzden ve mızıldadım.
okumasam mı diye düşündüm hatta
fakat sonra, kitaba odaklanabildim.
başladığından dahagüzel ilerledi ve bitti.
sitare'ye olanlarsa pek de tahmin etmediğim türdendi.
ben bir bergen vakası daha diye düşünmüştüm açıkçası.
her neyse,
kitaba dair daha büyük bir ipucu vermemeliyim sanırım.
hoş bir kitaptı,aklımda biraz dağınıklığıyla kalacak sanırım ama
en çok da harika tasarlanmış kapağıyla.
nebi bayraktat(her kimse) harika bir iş çıkarmış
ve ülkü karaosmanoğlu
onu hala tanımıyorum.
ilk romanını okudum ve okurken bunun ilk roman olduğu bilinci içimden hiç çıkmadı.
ancak başarılı denebilecek bir örnekti.
bir gün ülkü hanım'ı yazdıklarını daha iyi tahlil edebilecek düzeyde  tanırım belki, kim bilir?



npt: görseli aldığım adres: http://www.kitapas.com/uploads/cache/df/7c/df7cb0bf8b27cfcb098e66c772eb65dd.jpg

10 Eylül 2014 Çarşamba

ati'ye not

bu dünyadan bir de ben geçtim
yazılabilir bir gün mezar taşıma
ne eksik ne de biraz fazla

1 Eylül 2014 Pazartesi

ağbimiss şahin k ve neşet baba

şahin k abimiz
günlerden birgün bir mecliste neşet baba ile denk gelmiş ve o anı ölümsüzleştirmek istemiş (belli ki)
ve ardından da bu kare çıkmış ortaya
hoş bir anı olsa gerek şahin abi için
keşke benim de öyle bir an'ım olsaydı neşet ertaş'la
daha dik,daha naif,daha kendimle olabilirdim belki
bu kısma dair not: güzel fotoğraf ve hey gidi yıllar


yazılamanın 2. kısmı da  günden güne çığırından çıkan radikal'in bu seferki haber metnine dair:
''Bonus: Şahin K hangi ara Neşet Ertaş'ı bulmuş akıl sır ermiyor. Paralel evren gibi...''ne çirkin bir fotoğraf takdimi
burnu büyüklükte son noktada haberi yapanlar
yoksa şahin k'yı bu kadar zekice iğnelemelerinin(!)
 ve hemen metne''paralel''i kondurmalarının başka bir açıklaması olamaz.
kendime not: neden hala okuyorsam bu gazeteyi,kahrolsun bağğzı alışkanlıklar


fotoğrafın urls'ini radikal gazetesindeki
aynı karede görmeye alışmadığımız ünlülerin 27 fotoğrafı başlıklı haberinden aldım
fotoğrafın urlsihttp://i.radikal.com.tr/150x113/2014/09/01/fft16_mf2393943.Jpeg

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Hoşçakal ...
Güle güle...
Her ikimiz de aynı yerdeyken
ne anlamsız,ne saçma
ve ne can acıtıcı!!!

7 Ağustos 2014 Perşembe

aylar sonra gene sırrı

sırrı daha çok sırrı
diye yazı yazdığım günlerin üzerinden çokça vakit geçmedi henüz
fakat ben
artık 'hmm, sırrı mı? iyi.yapacak daha iyi bir şey bulamazsam son çare onu dinlerim, takip ederim!'' diyorum.
algımdaki bu ani ve çok hızlı değişimini nasıl yarattı bu adam böyle?
aman tanrım,
siyaset zor yonca,hem de çok

5 Ağustos 2014 Salı

o biçim bir gün

bugün nasıl bir gün biliyor musunuz?
dün gece 3 çocuğun 17 tane magnum çalıp(!)
bu sabahki ifadelerinde
''abi yiyemedik ki hepsini, eridiler:'' diye ifade verdiği bir gün bugün


başka söz söyleyecek mecalim yok,
size iyi şımarmalar dostlar

21 Temmuz 2014 Pazartesi

carlos ve yaren in düeti

sinem sabah videoyu atınca açtım izledim
sabah beri de ara ra açıp izliyorum
bu herifleri bu ara pek bir seviyorum ya ondan
buyrunuz efendim bir de buradan yaren ve carlos'un düeti

http://www.youtube.com/watch?v=8wT85XSV0Pw


ha bir de dizi bu akşam
amman kaçırmayın
bari bu dizi reyting canavarına kurban olmasın
muck mcuk
saygılar

18 Temmuz 2014 Cuma

milas, milas güzel altın çukurum






canım memleketimde nereyi 50 cm kazsan bir tarihi eser çıkıyor. ama asıl önemlisi ertuğrul günay döneminde başlayan özelleştirmeler döneminden beri milas'ta öyle güzel eserler bulunuyor ve üzeri kapatılıyor ki aklın açıklaması imkansız! misal kabaçam fırınının orada çıkan mozaik;inceleme ekibindeki arkeologlarla konuşmuştum ve ''zeugmadakilerden çok turist çekebilir çünkü.....'' ile başlayan uzun bir açıklama dinlemiştim. ama ne oldu; arkeologların yurt dışındaki örnekleri gibi dışarıdan görülebilecek şekilde kalın bir camla kapatılarak turizme açılması teklifi bir gerekçeyle reddedildi ve tüm koruma önlemleri alınarak( üzerine biraz milli toprak atılıp bir iki  battaniyeyle kapatıp yol çalışmasını tamamlanarak) tarihimize sahip çıktık.geçenlerde bulunan mozaiğe de aynen sahip çıkmışız!!! evel allah bundan gayrı yeni mozaik bulduğumuzda da aynısını yaparız;zira biz seçilmiş belediye başkanlarımızdan dahi böyle gördük. tarihimizi en iyi biz koruruz .şöyle örnekleyeyim, aşağıdaki habere konu fotoğrafa bakınız:






not: umarım bir gün burası hak ettiği gibi bir kültür turizmi kenti olur!!!!
hayır madem yapmayacaksınız bir şey milas'ın en eski mahallesini, içerisindeki bizim minik rum evimizi, neden yıktınız oooolum?












10 Temmuz 2014 Perşembe

chiaski ve ben

aklıma gelmişken söyleyeyim
chinaski bana iyi gelmiyor
en son istanbula gittiğimde alkımda bende olmayan kitaplarından bulmuştum
sayıca epey çoktular ve fakat avi pardo çevirisiydiler
bu büyük hazineyi elbet kaçırmadım aldım
ve şimdi kadınlar ı okuyorum
ve bir kez daha gördüm ki bu adam
bende sürekli bira  içme ve sevişme isteği
uyandırıyor= iyi gelmiyor demek bu


not: onu nasıl seversin diye bir kişi daha yargılarsa
hiçbir şey anlamadığı dünya klasiklerini ağzına depi depivercem gari

bir yıl geçti

bir yıl oldu güzel kardeşim
o meşum yeri de görmüştüm bu kış zaten
sokak utanıyor
perdelerin arkasından bakan teyzeler utanıyor
ben çok utanıyorum ve çoook üzgünüm canım kardeşim
sen gideli bir yıl oldu
ve biz seni hiç unutmadık.
ve korkmuyoruz
peşindeyiz seni katledenlerin
o güzel çocuk ruhun biraz rahat edebilsin diye

9 Temmuz 2014 Çarşamba

acımadılar

dünkü almanya brezilya maçı elbet konum bugün
ilk golü görmedim,
baktım twitter yıkılıyor açtım trt'yi
2 geldi 3 geldi
ben 3e şaşırıp sevinme tweeti atarken 4 geldi!!!
aman tanrımmm
bir yandan da babamları aradım
''ören'de balkonda her zaman oturulur
girin içei açın trt'yi tarih yazıyor almanlar'' dedim
acımadılar ha panzerler
attılar da attılar
finale çıkıcak olmayalardı görecekti brezilya skoru

yormadılar bir müddet sonra adamlar kendilerini ama,
skor 7-0 oldu
son dakika 7-1 oldu

gerek de yoktu
ben olsam atmazdım brezilyalı topçunun yerinde
vay be işte öyle bir şeyy

not: sevdiceğim kesinliklen takım tutmayı biliyor. bknz:  bjk bknz: almanya

30 Haziran 2014 Pazartesi

altan gördüm

ay twitterda az evvel altan gördüm'ün adını altTan gördüm olarak okuyup
ay ne salaklar var ya
adamın adını böyle yapmışlar dedim
meğersem o benim adımmış
bay algımın oyununa gelip kendime giydirdim ya la
pardon altan abi

13 Haziran 2014 Cuma

a4 kağıt ve avukat

http://www.radikal.com.tr/turkiye/polisten_avukata_gulduren_dava_karakolun_1_kagidini_aldi_devlet_malina_zarar_verdi-1196953

bu haberi gördüğümde güleyim mi ağlayayım mı bilemedim!!!
Şanlıurfa barosu avukatlarından Emin Baran ve baş komiserin
yaşadıkları gerçekten bir kara mizah örneği gibi :
bir adet kağıdı kimseye sormadan alıp üstüne üstlük özel işlerinden kullanan avukat
hakkında fezleke yazmak nedir yahu?
nereden akıllarına gelmiş daha doğrusu?
de gidim deeee
o değil de Şanlıurfa barosu çok güzel bir duruş sergilemiş
acaba bizim burada olsa kim ne yapardı diye düşünmeden edemedim!!

#avukatımagokunma #herkesicinadaletadaleticinavukat

6 Haziran 2014 Cuma

rastladım size

sevimsiz bir keşif gününde
didim yenihisar adliyesinin baro odasında
beklerken rastladım
çok mutluluk verici bir andı:
bazen, bir tanıdık hiç ummadık anda çıkar karşınıza ve sizi çok mutlu eder
işte öyle bir şey


(Sevgili hocam Kıvılcım Turanlı'nın Aydın Barosu dergisinde yayınlanan yazısına rastlamam sonucu yazdıklarımdır ve fotoğraf da dergiden çekilmiştir.)

3 Haziran 2014 Salı

alabros neymiş?

alabros saç kesimi
ne demek diye aratıyorum dünden beri
birtakım sözlüklerde tanımını okumuş olsam da şu var ki
görsellerden kafamda pek bir şey canlanmadı!
tanımlardan başardığım kadarıyla artık!!!


böyle bir saç modelinin varlığından da daha dün haberim oldu zaten

çavdar tarlasında çocuklar'ın şimdiye dek okudğum kısmında 2 kez geçti
bakalım devamında durum ne olacak?
ve evet en sonunda bu kitabı edindim(kardeşim sağ olsun), okuyorum

kitapla ilgi sonra yazarım
şimdi:
unutmayın alabros
kısa kesim,önleri de hafiften uzun bir saç modeli imiş.
baaayyyy

27 Mayıs 2014 Salı

laverda biçerdöver

foça'ya doğru gierken
dikkatimizi çekti;
yolda, tarlalarda hep
ondan var.
tam olarak ne??
derken birbirimize,
internetten baktık ve
biçer döver olduğunu gördük
ben hiç milas civarında
kendisine rastlamamıştım;
büyüklüğü ile biraz korkutucu
gözükse de kırmızı rengiyle harika gözüküyordu!
teknik donanım mı? bilmem hiçbir fikirm yok

fotoğrafın adresi: http://www.yilparismakineleri.com/laverdabicerdoverparcalari/laverdabicerdover02.jpg

20 Mayıs 2014 Salı

avukatın q7 ile imtihanı



x: beni tanırsınız yaa, q7 var bende, beyaz.Milas'ta herkes beni tanır!
ben: pardon ama ben tanımıyorum,illa arabanızdan sizi tanımam mı gerekir?
x: hee, sen dikkat etmemişsin o zaman.
Bu ne mi? Az evvel başımdan geçen bir telefon konuşması..
Allah gerçekten parayı kime vereceğini biliyor!!!

14 Mayıs 2014 Çarşamba

tek duam bedduamdır

sabahtan beri yazıp yazıp siliyorum
yazmaya becerimin olmadığını elbet biliyorum ama
elim, kolum hiç bu kadar hareketsiz kalmamıştı.
kahretsin
ülkemde katliam oldu
yüzlerce işçimin cansız bedenleri soma'da bekliyor
aileleri bekliyor
biz bekliyoruz
ONLARınsa tek derdi:
aman toplu cenaze töreni olmasın
aman ölen işçilerin gerçek sayısı ortaya çıkmasın!!!

kahretsin
ve tek duam
size bedduamdır

Allah en kısa zamanda hepinizin belasını versin.

9 Mayıs 2014 Cuma

advanced style ve ari seth cohen

http://www.radikal.com.tr/hayat/100e_merdiven_dayayan_moda_ikonlari-1191042


radikal gazetesinin 100 merdiven dayayan moda ikonları sayesinde kendilerini gördüğüm kadınlar onlar:
jacquie tajah murdoch,
zelda kazan ve
tabi ki ari seth cohen
hepsini çok ama çok sevdim bu kadınların ama bir tanesi
benim aysel güreş'imin yanında yer edecek gibi duruyor
ya da daha açık bir ifadeyle yeni idolümü buldum !!!
bir kaç fotoğrafını eklesem sanırım ne demek istediğimi daha rahat anlatabilirim:




umarım onun gibi yaş alırım,
umarım bir gün onun gibi olabilirm
seni çok sevdim ari seth cohen
ve en kısa zamanda advanced style'ı izlemek istiyorum


58 yıllık evliliğin sırrı

esra erol'daki 58 yıllık evli çifti görünce
''aç tuğçe aç sesi aç. dinleyelim de ben bir şeyler öğreneyim yoksa evliliğim çatırdayacak!'' dedi
hiçbir şey diyemedim
elim kumandaya gitti usulca ve sesi açtım
o ise kaşlarını kaldıra kaldıra izledi televizyonu

gerçekleri görmesi için daha ne kadar zamana ihtiyacı var diye düşündüm,
cevap bulamadım.
zor günler henüz görmediklerimiz...

6 Mayıs 2014 Salı

nijeryada kaçırılan kızlar

http://www.youtube.com/watch?v=erDGb_zY4sQ&feature=player_embedded
boko haram-batı eğitim haramdır manasındaymış- adlı örgüt üstlenmiş
nijeryadaki kaçırılan kızlarla ilgili eylemi!
görüntüsü yukarıda
ve adı güzel nijerya devlet başkanı Goodluck Jonathan
kızların yerini henüz bilmediklerini açıklamış
nisanın ortasında kaçırıldı bu kızlar
henüz bilmemek nedir?
güvendiğin ülkelerle yardım için görüşmek nedir asıl da
hadi bunu şimdilik geçelim
234 kızı nerede saklıyor bu adamlar
hoş  bazı kaynaklar saklamadıkları yönünde:
kızları grup grup bölmüşler ve kızlar satılmak üzere birbirlerinden ayrılmış bile!
satılmak....
kaçıncı yüzyıldayız demeyiniz lütfen
onlar boko haram

bir grup çad'a yola çıktı haberi gördüm internette
aklım çıktı
onlar daha çocuk ve çad'da birilerine kadın olmak üzere satılırlarsa onları nasıl bir hayat beklediğini düşünmek dahi istemiyorum
tüylerim ürperiyor
dişlerimi öyle sıkıyorum ki bir şey söylemem gerekse sesim bile çıkamayacak dışarı
kahretsin
islamı yanlış anlayan bu köktendinci(!) adamları allah kahretsin.

boko haram
kızlarımızı bırak

boko haram o kızlarımızı sağ salim  bırak

boko haram
kızlarımızı onlara bazı adamlar tecavüz etmeden evvel sağ salim bırak ki
anaları rahat bir uyku uyusun


çekin artık ellerinizi kızlarımızın üstünden

tüm suç kadının

http://www.radikal.com.tr/turkiye/karisini_olduren_adam_her_zaman_dovdugum_gibi_dovdum-1190324

ben kendimden utanıyorum öldürülen,dövülen kadınlar için hiçbir şey yapamıyorum diye
bu herif utanmıyor
bu herifler utanmıyor
HER ZAMAN DÖVDÜĞÜ GİBİ DÖVMÜŞ-müş oysa
onun öleceği tutmuş
TÜM SUÇ KADINDA

17 Nisan 2014 Perşembe

ananemin şili ile imtihanı

geçtiğimiz günlerde şili'de deprem oldu ve biz sabahın köründe kalkmış irfan değirmenci'den haberleri dinliyorduk ki
ananem birden panik oldu ve 'ani o nerdeydi gı? istanbul'da mı? tuğbayı arayın yörüüün'' dedi ve annemle beni aldı bir gülmek:D
orası şile şile aşkım, istanbul'daki yer şile
bu şili bir ülke bebeğim dedim
ne şatır kadınsın sen hatice abla

10 Nisan 2014 Perşembe

genç yaşta kocamak

facebook'ta ne düşünüyorsun kısmına

artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum;nasıl olsa onlar zamanı gelince yaptıklarıyla kendilerini tanıtıyorlar. Paul auster

yazan 10'luk bebe var
allahım sen aklıma mukayyet ol yarabbimmm

8 Nisan 2014 Salı

necip milletimiz iş başında!!



şimdi bu da kııçdaroğlu'na yapılan saldırının üzerine yazdığım ikinci yazı:
radikal'in ana sayfasında:
kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırı
adlı haberin görseli çok dikkatimi çekti
üzüntümü ve öfkemi bir anlık tebessümle al aşağı etti!
artık ne kadar laçkaysa sinirler!
yumruk atılan yere para ile bastıran biri:D
çok şatır milletiz yahu
o arada hemen nereden bir lira tedarik ettiniz de bastırmaya koyuldunuz ayol? ilahi:D:D:D
ve ben bulamadım fotoğrafın sahibini
belki yazmamışlar belki de ben becerip bulamadım,
ama her kim çekmişse
çok güzel yakalamış
eline sağlık.


fotoğrafın urlsi:http://i.radikal.com.tr/695x575/2014/04/08/fft86_mf2097046.Jpeg?timestamp

diskalifiye etsek mi napsak?

dün acun ılıcalı
survivor'da fiziksel temas oldu!!
o nedenle çok sevmemize rağmen bir arkadaşımızı diskalifiye ettik
dedi ya
olabilir kendilerince makul sebepleri vardır;bunu irdelemeyeceğim.
esas konumuz acun'un programındaki olay değil çünkü!
asıl konumuz bugün kemal kılıçdaroğlu'na mecliste yapılan yumruklu saldırıdır.
yani o kızcağız elendi dün yarışmadan ama
bugünkü adam ne olacak
nereden diskalifiye edeceğiz biz onu?
düşünüyorum düşünüyorum
bulamıyorum.
sev ya da sevme
koca adama vurdun yahu sen?
şimdi biz seni bir yerden diskalifiye edelim istiyorum
o yeri bulamıyorum
birileri bana yardımcı olsun ya?

21 Mart 2014 Cuma

ayrton senna



goggle'ın doodle'ı sayesinde bugün tekrar gördüğüm adam
hakkındaki bilgiyi sadece şuradan okudum:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayrton_Senna
pisste ölen son pilottur notunu okyunca sitede aklıma
şumi kardeş düştü
allah yardımcısı olsun
ve sena'ya ilişkin de bir iki çift laf etmek isterim
güzel bir adammış ve elbet başarılı
erken gitmiş,
ama
mesleğini ve muhtemel ki
hayatta en sevdiği ve yaparken en zevk aldığı işi yaparken gitmiş.
belki de sırf bu nedenle şanslı(!) bir herifmiş gibi geldi bana.
öyle işte, ama erken gitmiş
gidiş anı: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/100588/ayrton-sennanin-hayatini-kaybettigi-kaza-1994
fotoğrafın urlsi: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a7/Senna_imola89.jpg/545px-Senna_imola89.jpg

13 Mart 2014 Perşembe

dünün ardından

dün bir kaza atlattık
minik bir tahliyeye giderken
jandarma arabası arkamda, eşyaları koyacağımız araç önümdeyken...
allah'tan ali amca çok hızlı değilmiş
çünkü eğer biraz hızlı olsa
dağ gibi mercedes minibüsle mahvederdi bizi...
bodrum- milas yolundaki o mimli kavşakta
o enteresan ağacın !orda
takla atardık..
ve yaşananlar daha farklı olurdu
polis yaralamalı  değil
ölümlü diye tutardı mesela tutanağı
...
olmadı
çok şükür....
emine korkuttu biraz hamileydim
karnım, belim dedi
ama meğer hamile değilmiş
hastahanede geçen onca saat
geçirdiğim(iz) korku yanıma kar kaldı!
....
maddi hasar;
evet elbette var
ama hiç umurum(uz)da değil

aklımda minik minik üç şey
dünden beri:
ilki: geçen yıl bu vakitlerde ucuzca bişiy alalım çarpar marparsam üzülmem demiştim
araba bakarken de ananem: ucuz araba alıp içinden ölüsünü çıkartacak çocuğum yok benim, sana ne hediyenin  fiyatından demişti! varmış bir bildiği
başka bir arabada olsa bu kadar hafif atlatır mıydık bilmem
iyi ki toyota gibi kadınmışım...

ikincisi: her şeyi hallettikten sonra (!)sigortacımın ısrarıyla aradığımız babama ilçe jandarmaya ifadeye gidiyoruz deyip telefonu kapattık ve babam hemen ananemi aramış.'tuğçe kaza yapmış yanında erhan var!' demiş. annem 'ağacın oradaki dönerde demi?' demiş.
meğer annem sadece hissetmiş

üçüncüsü: artık üzülmesin diye ananemden kötü şeyleri sakladıkça daha büyük felaketlerle sınandığımızı öğrendiğim yaştayım! siz karışmayın ben anlatacağım her şeyi, araba nerde derse ne yalan söyleyeceğim onca zaman dedim? başladım anlatmaya: ağladım, sarıldım, öptüm, teşekkür ettim;sonra da onun bir gece evvel gördüğü rüyayı dinledim: leman'ın evine gidiyorum.( yıllar evvel ölen bir arkadaşı) tam evin orayı gördüm bir su akıyor, ne pis bir su.eve yaklaştıkça nasıl geçeceğim diye düşündüm atlayayım diye karar verdim. kucağımda da bir bebek zayıf bişiy kundakta.tam zıplayacağım çocuk kayacak gibi oldu kucağımdan sımsıkı tuttum onu. çocuk düşmedi ama a biraz su oldu ayaklarım...
ya işte böyle.
anneler hissediyor,ananeler rüyasını görüyor,
komutan gitme o köye boş ver bugün diyor
dinlemiyorsun
üstüne üstüne gidiyorsun kaderin
sonrası koca bir ses ve toz bulutu
çarpma sesi,patlayan teker sesi,hava yastıklarının sesi,arabadakilerin sesi,araçtan inip koşan jandarmaların sesi...

titremem geçti ne pasiflora ne bişiy
uyumadan geçti titremem hem.
kimsede bir şey yok
ali amca da emin ile annesi  de iyi

araçlar servislerde

ben de neredeyse tüm gün yattım
ağrılarım,berelerim var tabi
ama şükrediyorum ki
sürüklemedi, takla attırmadı o araç bize
ya da bir kamyonun altına savurmadı o yolda
şükür
ki şükür

daha gidilecek yollar varmış demek


2 Mart 2014 Pazar

kaydımı yeniledim, beklemedeyim

açık öğretim kaydımı yeniledim
bu vesile ile az evvel aradığım açık öğretim çağrı merkezinin
hafta sonu çağrılara cevap veremediğini öğrendim
ne büyük eksiklik, ekstra bir çalışan istihdamı lazım bu iş için
zira illerdeki bürolarda çok da 'yardımsever' personeller bulunmayabiliyor!
neyse bu şikayetimi bildireyim güzel üniversiteme ve devam edeyim:
hayırlısıyla bu dönem
son dönemim ve
yeni diplomam geliyor bu yaza inşallah.. sonuçtan sizleri haberdar ederim
birden heyecanlandım gene:)
öpüyorum herkesi

27 Şubat 2014 Perşembe

deniz

deniz...
hala genç,
hala yakışıklı.
ve deniz
muhtemel oğlumun adı.
doğduğu günmüş bugün.
yıl olmuş 2014 ve dışarıda,
hafif serin güneşli bir muğla sabahı var.
onun doğduğu günmüş bugün
analım bu güzel adamı
tabi ama
dualarımıza
muğla baro başkanımız mustafa ilker gürkan'ı da ekleyerek
deniz'in arkadaşı bu güzel-baba adam
kazadan ve ameliyatından günler sonra dahi uyutuluyor
deniz'e rahmet başkan'a acil şifa
diliyorum. ve gene gene şunu söylüyorum içimden yüksek sesle
ama aşk olsun sana çocuk,aşk olsun

26 Şubat 2014 Çarşamba

paco de lucia

dipsiz bir yas içine girdim bugün
paco de lucia ölmüş
sen de mi be güzelim adam
şimdi mi?
ahhh sen de mi?

24 Şubat 2014 Pazartesi

nba'de bir ilk





''nba'de bir ilk'' diye hemen her haber sitesinde var bu haber
içeriği mi neymiş, şuymuş: jason colins, lakers'a karşı sahaya gay olduğunu açıklamış ilk oyuncu olarak çıkmış. yani
bunu bir utanç olarak göstermeleri gerekirdi!
onca adam kendilerini gizli yaşamak zorunda kaldı yahut da işimden olurum kaygısıyla tercihlerini ancak bu sporu fiilen bırakınca dillendirebildiler. ve biz şimdi kalkıp jason colins ile alakalı konuşuyoruz. bence john ameachi neden aktif olarak spor yaparken bu açıklamayı yapamadı onu düşünmeli ve onu konuşmalıyız. ayrıca yeter be.
çekin gözlerinizi ve ön yargılarınızı insanların yatak odalarından.
ben kim kiminle sevişmiş hiç merak etmiyorum ya da nasıl seviştiler diye yargılamıyorum ya
hiç yargılamadım ya
siz nasıl  ve ne hakla yapıyorsunuz tüm bunları çok merak ediyorumm...

haberlerden birnin urlsi: http://sampiy10.gazetevatan.com/haber/nbade-bir-ilk/612147/1

fotoğrafın urlsi: http://fotocdncube.gazetevatan.com/newpics/news/230220141950570882579_2.jpg

messalina

İngilizce bilgim ve internette bir şeyler arama yeteneğğim yeterince gelişmemşi olduğu için kendisi hakkına çok da detaylı bilgi edinemediğim bu kadının hayatı ve ölümüne dair rivayetler muhtelif:
messalina kimilerine göre halk tabakasından biridir ve güzelliği sayesinde roma imparatoru claudius2un kadını olmuştur.  kimi kaynaklara göre ise messalina, imparator claudius'un bilmem nereden akrabası ve ikinci dereceden kuzenidir. rivayet muhtelif fakat çıkarılan soy ağaçları güvenilirse eğer ikinci dereceden kuzen olmaları ihtimali daha kuvvetlidir.
messalina'nın fiziksel olarak çok da güzel olmadığı halde dişiliği sayesinde çok canlar yaktığı iddia edildiği gibi dolgun dudaklı çok güzel ve zeki bir kadın olduğu da aktarılır. zeka konusunda haklılardır zannımca. tarihteki en şeytan kadınlar listelerinde hep başlarda yer alan ve bir nemfoman olarak gösterilen bu kadının imparatordan 2 çocuk doğurması ve onca yıl onunla evli kalması ancak zekayla açıklanabilir sanırım.
messalina..kedisinden 34-38-30 (büyük fark olduğu konusunda rivayetler hem fikir sanırım!) büyük imparatordan kısa süre sonra sıkılıp ona çeşitli güzel kadınlar sunmaya ve kalan boş vakitlerinde kendisine başka erkekler bulmaya başlamıştır. hiçbir seçici özellik gözetmeksizin erkeklerle birlikte olduğu rivayet edilen bu kadın ünlü bir genelevde en ünlü fahişeyle iddiaya girmiş ve ondan kat be kat erkekle birlikte olmuştur. ve rivayet bu ya  onca adamdan hiçbiri bu kadını tatmin edememiştir.-burada yazar ah zavallıcık demek istedi- neyse işte gel zaman git zaman yatacak devlet erkanı kalmayınca gladyatörlere sarmış olan bu abla ülkedeki tüm gladyatörlerle olmak isteyince kocasını punduna getirip gladyatörlerin evlenmesini yasaklatmış ve tüm bu adamların tek kadını olmak emeline ulaşmıştır.
imparatorun kadınlarından birinin kız kardeşinin kocası olan gladyatör gaius slius ile yolları kesşine dek messalina yukarıda anlatıldığı gibi hatta kat be kat coşkulusunu! yaşamıştır. slius ile enteresan bir evlilik yapmış ve kocasını öldürme düşleri görmeye başlamıştır. e tabi muhbirler ve kralın kadının bu düşük yaşantısından rahatsızlık duyanlar boş durmamış ve bu iki aşığı1 krala ispiyonlamışlardır. geleceğini gören slius intihar etmiş, ölmekten korkan ve nasılsa kocasını ikna edeceğğini düşünen messalina ise kralın emri ile öldürülmüştür. ha rivayet edenler der ki kralın gözleri o kadar da kör değilmiş. messalina'nın öldürüldüğü haberi kendisine ulaştırılınca yemek masasında hiç istifini bozmadan bir kadeh şarap daha buyurmuş. zaten sonra başka bir kadınla daha evlenmiş. hay bu erkeklerin üreme süresinin uzunluğu diyorum ve geçiyorum.

e messalina diye biri varmış ve kimileri aşırı çapkın bir kadın diye onu tarihte yaftalamışlar da sen neden yazdın şimdi onu deme bana sevgili okur.çünkü yazımın ikinci kısmında bunu göreceksin!
ikinci kısım:
Geçen zamanla imparator kocası claudius kendisine yetmeyen messalina, pek çok erkekle birlikte olmaya başlamış ve kocasını bir şekilde ikna ederek gladyatörlere evlilik yasağı getirtmiş ve bundan sonra bu adamların hepsine kendisini sunmaya başlamıştır.  psikopos aziz valentine bu yasağa rağmen nikah kıymaya devam etmiş ve bundan ötürü imparatorun emriyle tutuklanarak zindana atılmıştır. Gel zaman git zaman kendisine yemek getiren bir kıza-zindancının gözleri görmeyen kızı,matmazel asterius'a- aşık olmuştur aziz valentine. zindanda da nikahlar kıymaya devam etmiştir artık aşık olan aziz. ve imparatorun da hakkında idam hükmü vermesi gecikmemiştir tabiki. 'sevgilim.sana verdiğim bu mektubu yarın oku!'dediği matmazel asterius'un gözleri bir anda görmeye başlamış ve veda mektubunu gözyaşları içerisinde okumuştur. zindandan kısa bir süreliğine kaçmayı başaran-bazı kaynaklar hiç kaçamamış diyor- aziz valentine idam edilmiş ve sevgilisi matmazel asterius mezarının başında gözyaşı dökmüştür.
ee mi?
şöyle ki; 14 şubat var ya hani onca debdebeyle kutladığınız.o gün aziz valentine'in ölüm yıl dönümüdür. ve aşkının mucizesiyle beraber her yıl bu şekilde anılagelirken tüccarların beslemesiyle ölüm günü sevgililer gününe dönüşmüştür.


vay be değil mi?
nereden nereye... tarihte bilinen ilk kadın nemfomanlardan olan messalina neler yaşamış nelere sebep olmuş değil mi? o gün aslında bugünmüş a okur.
ben bilmiyordum, benim gibi olan başkaları da vardır diye yazdım.
messalina sen ne kadınmışsın be abla!




fotoğrafın urlsi: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d0/Messalina_by_Eug%C3%A8ne_Cyrille_Brunet.JPG/800px-Messalina_by_Eug%C3%A8ne_Cyrille_Brunet.JPG  anladığım kadarıyla eugene cyrille brunet tarafından yapılmış bu eser. yanılıyorsam biri düzeltir nasılsa...

 

akıl almaz ölüm cezaları


http://www.mynet.com/haber/foto-analiz/akilalmaz-olum-cezalari-503417-1
haber mynet.com'un akıl almaz ölüm cezaları başlıklı bir haberi
- bu ayrıntılar link bozulursa diye!-

taslaklarıma kaydetmişim bu linki
altına da ayrıntısıyla oku ve bir şeyler yaz,diye not düşmüşüm!
gün bugünmüş
daha evvel niçin okuyup yazamadığımı haberi incelerken hatırladım, içim kaldırmamıştı bunca vahşeti.
akıl almaz ölüm cezaları ya haberin başlığı önce oradan başlayalım: birine ölüm cezası vermek zaten akıl almaz bir şey, kaldı ki onu bu haberdeki gibi işkence ederek infaz... kelime bulamadım.
geçiyorum.
ilk birkaç ceza tanıdık da sonrası!
recm,dar ağacında asma(ki o da kendi içinde kollara ayrılırmış:kısa mesafeli düşüş, standart düşüş, uzun düşüş) ,elektrikli sandalye,sopalama,ateş ederek idam etme, başı kesme,kırbaçlama-kamçılama veya dövme, 'kısas yöntemi', diri diri gömülüş, çimento ayakkabılar, çarmıha germe, giyotin,pirinç boğa(sicilya boğası),yılan çukuru, kedi patisi,yavaş dilimleme,gerdanlık, kazıkta yakılma, fille yapılan işkence, kolombiya kırvatı, asılmak-çekilmek ve dörde bölünmek, 5 ızdırap, yahuda kazığı,tabut işkencesi,göğüs kerpeteni, testere işkencesi,kafa presi, kemik kıran tekerlek=catherine tekerleği
ve daha niceleri..
insansın insana yaptığı kötülüğü tahayyül etmeye imkan yok.
düşündükçe ellerim buz kesti, kalbim sızıladı. aşağıda haberden kopyaladığım birkaç ceza ve ayrıntısı da var. değişik bir bilgi edineyim istiyorum diyenler devamına göz atabilir.
birkaç tanesini ayrıntısıyla okuyup gene yazacağım, bu yüksek dozun etkisi geçer geçmez. şimdilik sağlıkla kalın ve bu yöntemler çok çook uzağınızda olsun.

meraklısına birkaç örnek:


1)
 .Elektirikli sandalye cezası 1888'de abd de başladı ve 27 abd eyaleti ile Filiphinler'de uygulandı. infaz edilen ilk mahkum ise 6 Ağustos 1890 yılında sevgilisini öldürmekten hüküm giymiş William Kemmler oldu.ölümü kolay olmadı! Ancak mahkumlara ölümcül enjeksiyon veya elektrikli sandalye ile infaz seçenekleri sunuluyor ve karar kendilerine bırakılıyor.


2)
 Utah, Afganistan, Beyaz Rusya, Etiyopya, Kuzey Kore, Nijerya, Yemen, Vietnam, Endonezya ve Çin’in belli bölgelerinde ateş ederek idam etme hala kullanılıyor. Çin ölüm cezası istatistiğini devlet sırrı olarak saklıyor.

3) Suudi Arabistan’da cinayet, tecavüz, uyuşturucu satıcılığı, silahlı soygun, homoseksüellik, din değiştirme ve başka birkaç suçtan dolayı yakalananların halk içinde kafası kesilir. İdamdan önce mahkuma sakinleştirici verilir. Polis mahkumu bir meydana götürüp gözlerini bağlar. Mekke’ye bakacak şekilde dizlerinin üstüne çöken mahkumun ismi ve suçu okunduktan sonra kafa kesilir. Ceset plastik bir poşet içinde, mezar taşının olmadığı bir mezara gömülür.
4) Kimyasalla kör etme: 
İran’da 27 yaşındaki adam, sevdiği kadın tarafından reddedilince sinirlenip kadına saldırdı ve üzerine asit atarak kadını kör etti. Yüksek Mahkeme ceza olarak adamın iki gözünün de kör edilmesine karar kıldı. Gözlerine hidroklorik asit damlatılacak.


5) çimento ayakkabılar:Amerikan mafyası tarafından uygulanan bir işkence şeklidir.

6) giyotin, ilk kez 1792 yılında Jacques Nicholas Pelletier adlı bir hırsızı idam etmek için kullanılmıştır. Alet, adını mucidi Joseph-Ignace Guillotin'den alır. Bir doktor olan Guillotin aynı zamanda bir meclis üyesidir. İdam cezalarını infaz etmek için bir makine tasarlar. Amaç daha "insancıl" ve eski rejimden daha modern, daha devrimsel bir idam cezası uygulamaktır
7)CUMHURİYET EVLİLİĞİ: 
Cumhuriyet Evlilik bu listede en korkunç ölüm olmayabilir, ama kesinlikle en ilginç olanıdır.Devrimci Fransa’da başlamıştır.Muthemelen yaşları aynı olan bir kadın ve bir erkeği çıplak bir şekilde yere yatırıp birbirilerine bağlarlardı ve kılıca doğru koşmaları gerekirdi. Hatta bazı durumlarda etrafta su bile bulunmuyordu. (bence en ilginç cezalardan biri bu. belki de daha evvel duymadığımdan şuan için böyle değerlendiriyorum, bilmiyorum.)
8) kedi patisi: Genelde işkencecinin elinde takılı olan bu pati, kurbanın vücudunun herhangi bir yerindeki etini kemikten ayırmak için kullanılıyordu.

9) yavaş dilimleme: Ling Chi ("bin kesikle ölüm" , "yavaş dilimleme" ve "yavaş ölüm" olarak da biliniyor) bir Çin işkencesi. İnsan bir tahtaya bağlanıyor ve geniş bir zaman aralığında, kurban hala yaşıyorken, bedeninden parçalar kesiliyor. MS 900 yılından 1905 yılına kadar kullanılan bir işkence yöntemi.
10)KOLOMBİYA KRAVATI: Bu işkence yöntemi en kanlılardandır.Herhangi keskin bir aletle kurbanın bogazı kesiliyor ve sonra dili kesilen yerden dışarı çıkartılıyor ve kravat şeklinde sarkıtılıyor.


tekrar belirteyim, bu yazı http://www.mynet.com/haber/foto-analiz/akilalmaz-olum-cezalari-503417-63 linkindeki haber üzerine yazılmıştır ve yazının içerisinde haberden 'metin alıntısı' yapılmıştır.
ve tekrar lin bağlantısı yapayım: http://www.mynet.com/haber/foto-analiz/akilalmaz-olum-cezalari-503417-63

müjdat gezen'i sevmiyorum

müjdat gezen..
anadolu üniversitesinin ana kapısının orada kral taksi durağı vardı
-evet ana kapının adını unutmuşum, ne var?-
orada eski basım bir kitabını almak istemiş neyse ya sonra alırım deyip çekip gitmiştim
çok değil bir gün sonra da o kitap satılmıştı
bu ne mi?
bu, müjdat gezenle olan ilişkim.
ara ara da bazı hicivlerini(!) izler ya da okurdum ama bu bir ilişki tesisi sayılamaz bence.
neyse...
müjdat gezen'i pek sevmiyorum deyip bugün gündemde yer alan konu ile alakalı birkaç şey yazmak istiyorum:
ilber ortaylı'ya ettiği laflara yani..
ilber ortaylı'yı da pek sevmem
'bilirsiniz'lerinden hiç hoşlanmam.
 bakışları falan aşağılayıcı gelir bana, belki ben fazla alınganım bilmem, ama gene de bir yerde makul bir saatte rastladıysam kendisine, sesi açar dinlerim.
çünkü illa o adamdan bir şeyler öğrenirim.
ama müjda gezen'i dinlerken bir süre sonra kanalı değiştirme arzuma yenik düşerim.
yani ortaya karışık attırdım bir şeyler ama siz genel durumu anladınnız.
ikisni de pek sevmem
ama birisini daha ciddiyetle ve hususiyetle takip ederim.
ve gelelim şu görüntülere http://webtv.hurriyet.com.tr/2/61159/25878344/1/mujdat-gezen-den-ilber-ortayli-ya-sert-sozler.aspx

''...herkes haddini bilecek çocum. Tamam mı şişman?... haddini biliceksin!...bu entellektüel züppeliğinden de vazgeç...profesör olmuşsun ama, devamını sen anladın! Tamam mı şişman!''
bu sözleri süper demokrat, Atatürkçü,düşünce özgürlüğüne ve insan haklarına  ve daha nicelerine inanan,dah neler neler olan bir sanatçı söylüyor!
tamam mı şişman diye ısrarla vurgu falan da yapıyor?
daha temiz bir üslubu olsa entellektüel züppeliğin vs kısmının altına imzamı atabileceğim konuşmasının izlediğim kadar olan kısmı gerçekten içimi bulandırdı.
bu ne hoyratlık.
al seni aşağıladım: sana şişman dedim. ay ne de güzel yerdim.. versin bakalım verebiliyorsa cevap edası.. çok ama çok çirkin ve
ben bugün bir kez daha müjdat gezen'i neden sevmediğimi anladım!


bir de güne serkan genç'in attığı tweet sayesinde http://www.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=OYX6d3fX3fE&app=desktop dinleyerek başlamıştım. güzel oturdu her şey yerine

23 Şubat 2014 Pazar

agos'un önü





agos'un önü diye servis ediliyor bu fotoğraf twitter'da
gerçi yeri ne fark eder de agos'un önünde olması daha bir kan dondurucu, kalb kanırtıcı
ve bu kafa, yani bu afişi buraya asanların kafası
hiç değişmeyecek!
kahretsin ki hiç değişmeyecek!
kocamann bir ailenin direğini
tanımadan, anlamadan, dinlemeden katletti birileri
bir kadını çutağından ayrı ,
üç çocuğu baba hasretiyle ,
iki kardeşi kardeş yangınıyla bıraktılar.
hala pişman olmadılar
hala had almadılar.
ne desem o kadar boş ki onlar için

''yaşasın ogün samastlar
kahrolsun hrant dinkler...
azerbaycana selam mücadeleye devam..
alparslan türkeş'in askerleriyiz.''

bu iğrençliğin üstüne ne diyebilirim ki
bir de kana bulamışlar zemini !!!

allah
en hafifini söyleyeyim: allah akıl fikir versin


fotoğraf bozulursa diye twitter'dan kopyaladığım fotoğrafın adresi: https://pbs.twimg.com/media/BhKzYjgIMAAf07q.jpg

sırrı, daha çok sırrı

kanalın birinde şimdi  konuşuyor ya
her zamanki gibi dik dik
ve gene birileri methiyeler düzmüş, diğerleri de olabildiğince yermiş ya onu twitter'da
onunla ilgili birkaç kelime yazmak istedim buraya:
zaman zaman ha gariiii deyip kızsam da çokçası onu anlıyor, aynı görüşleri paylaşıyorum.

sırrı süreyya önder gibi adamlar çoğalsa ya
güzel bir şey olurdu herhalde...

19 Şubat 2014 Çarşamba

ensest nedir?

bu kelimeyle serüvenim çok küçükken başladı!
ilk hadise: bir kadın programında ağlaya ağlaya arayan ismini vermek istemeyen ve yıllarca bunu kimseye anlatamamış hiçbir zaman abi diyememiş o kadını gözyaşlarıyla dinleyen sunucu ile ilk kez duyduğum bu kelime yıllarla hayatımda yer etti.
yanlış anlaşılma olmasın, kelime tanıdık oldu. bir yerde bişiy duyduğum yahut okuduğumda aa bu ensest dedim.

ikinci hadise: çatı serisi diye bir takım kitaplar vardı. ne çok okuduk onları lisede ve ne normal geldi bize o iki kardeşin aşkı. kutsadık onları ve anladık.kadın yazarın amacı da buydu herhalde! bir yerlerde karşınıza çıkarsa okuyun ve eğer çocuğunuz okuyacaksa ondan önce okuyun da onunla kitap sonrası konuşun bence!

üçüncü hadise: yıllar geçti dağcılık kulübü toplantısından evvel kitap okuyordum odada. asosyal olduğumu oradan anlayabilirsiniz, ne okuyorsun konuşsana insanlarla!
neyse
sınıf öğretmenliği okuyan bir genç geldi o ne demek dedi
siyah kapak üzerine ilgi çekecek biçimde ensest kelimesini görünce bir de muhabbet açmak isteyince herhalde
hiç duyamamış olmasına içerledim, bu adam büyünce hep çocuklarla olacak ona anlatmalıyım dedim ama pek dinlemedi. ben de küstüm acımasız hayata ve hiçbir şeyi merak etmeyen insanlara..

dördüncü hadise: geçen gün kardeşimle izlediğim film old boy. çok efsanevi sahneleri olmasına rağmen, hakkında ne yorum yapacağımı bilemediğim o film. ne düşüneceğimmi bilemedim yahu.hala akıl tutulması yaşıyorum filme dair!

beşinci hadise: erzurum'da kız kardeşine tecavüzden yargılanan imamın duruşmada bugün söylediği iddia edilen sözler tabi ki. aman allahım dedim, gene karşı koymadı, bir tecavüzü meşrulaştırma sebebi olacak, kahretsin. hayır ikisinin rızası olsa ne düşünecektim, orasını hiç bilmiyorum. hiç sevmiyorum ben dünya bu kadar kötüyken aile bireylerinin birbirini psikolojik olarak sakatlamasını. haberlerden biri: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/42811/Kiz_kardesine_tecavuz_eden_imamdan_soke_eden_ifadeler_.html


bu da bu enteresan yazının son sözüdür ve şimdilik bu konuya dair son fikrimdir: enseste yasak sevi diyerek ona güzelleme düzmenin manası yok bence. ne o öyle sevi mevi

ebeveynlerin cep telefonuyla imtihanı

bir önceki yazımda da belirttiğim üzere bugün tarife değişiklik günüydü ve annemleri de avea'dan türkcell'e taşıdık. babamın fatura doğru dürüst kullanım olmamasına rağmen 40 kusur geliyordu.annemin ise kontörleri bitiyordu sürekli. ikisini de aveadan türkcell'e taşıdık ve taahhütsüz olarak 500 dakikaya 19 liralık kontör alarak bu yükten kurtulacaklar ve üstelik taahhüt yok. ayrıca milas türkcell bayiinde çalışan mihrap hanım bilgi almak isteyenlere çok kibar davranıyor. ısrarla ve defalarca sorulan sorulara bıkma belirtisi göstermeden güler yüzle yanıt veriyor. bir yetkili okursa belki diye bunu da buradan belirtmek istedim ve eğer sizin de anne babanız sadece arayıp konuşmak için kullanıyorsa cep telefonunu türkcell'in bu kampanyası gayet avantajlı!

bugün tarifemi değiştirdim

bugün tarifemi değiştirdim
avea hat kullanıcısıyım
aslında operatörümü değiştirmek üzere yola çıkmış fakat avea'da kalmak yoluna doğru evrilmiştim milas sıcağında ..her neyse, çoook yardımcı olan(!!!) avea personeliyle işim biraz zor oldu. önce seç full+full500 paketine geçtim sonra bir yere tc kimlik numaramı yolladım ve bundan sonra da YENIYIL yazıp başka bir yere yolladım ve sonra SOZ yazıp başka bir yere yolladım. asıl olay bundan sonra gelişti. servisten bana fatura bedeliniz 57den 47'e düşürülecektir ONAY yazıp yollarsanız diye cevap geldi. bu ne? dedim 'siz onu dikkate almayın,onaylayın''ıdediler! iyi de ya bunu onaylarsam bir yıl taahhhüt ediyorum bu bedel çok yüksek,bunu kabul edemem dedim. onaylayın öyle olmıcak dediler. iyi dedim çok çok dava mava açarım ya da şikayete kuvvet .. neyse ONAY yazıp yolladm ben ve gelen mesaj sayesinde anladım ki verdiğim taahüt sayesinde benim faturam yarı yarıya yansıtılacak bana,ancak taahhüdümü bozarsam yararlandığım kadar indirimi operatöre ödeyeceğim! keşke bunu onaylayın ya öle olmıcak,güvenin bize diyen personel açıkça dile getirseydi. karşıdaki illaki anlamanın bir yolunu bulurdu!

neyse işte. velhasıl kelam
1)bir işte çalışırken o işi bed muamele ile yapanlardan rahatsızım.
2) bu yaptığımız şeyler neticesinde her yöne 500 dakika konuşup 5000 sms atacağım ve 2 gb internet kullanacağım.
olay budur. yapmak isteyen olursa notlarım duruyor, sms atılacak numaraları da veririm..

18 Şubat 2014 Salı

mustafa ilker gürkan

mustafa ilker gürkan
muğla baro başkanı
güzel insan
bu mesleğe dair tüm ümitlerimi yitirdiğimde sabret diyen, minick bir arzumu anında gerçekleştiren başkan
-allah her stajyere böyle baro başkanı nasip etsin-
kaza yapmışlar geçen gün
baki abicim traktöre çarpmamak için direksiyonu kırdığında şarampole yuvarlanmışlar.
maalesef
esef ki ne esef
sağlık durumu şimdi ciddiyetini koruyor mustafa başkan'ın
ve ben
dua ederken şuraya  şunu da yazmak istedim:
seni seviyoruz ve yanındayız başkan..
kalk yattığın yataktan da hmk seminerimizi -ve nicelerini-yapalım, gençlik meclisimizi kuralım, yemek düzenleyelim, bir mayısta alana gidelim....
sen yeter ki kalk da
 hayatımıza kaldığımız yerden, sağlıkla devam edelim. dualarımız seninle mustafa başkan...

dua kapısı

uzun zamandır evde internette problem vardı ve yazamadım
şimdi de hemen her konuda bir sayfa açasım var!
ne çok şey birikmiş yazacak
yazacak şeyleri biriktirmediğim bir dünya diliyorum kendime
umarım
bir gün
gerçek olur hayallerim
cümlelerimin yazıya dönüştüğü bir hayatt
her daim
...
gevşek bir gülümseme yayıldı yüzüme
sevdim:)
hem de çok

umarım dua kapıları açıktı

kalbim nejatta kaldı

nejat işlerin sağlık durumu baştaki ciddiyetini korumuyor, dolayısıyla da gündemde eskisi kadar büyük bir yer etmiyor! fakat geçenlerde bir haber gördüm: buradan çıkınca ilk işim parti vermek olacak minvalinde bir açıklama yapmış nejat abi.
belki doğrudur belki raydan çıkmış bir kesip biçme cümledir, bilmiyorum . tek bildiğim sağlığına kavuşsun istediğim. güzel adamlar daha çok kalsın bu dünyada.
koccaman seviyorum gülüşünü yidiğim, yeter ki çık sen oralardan.. sonrasına sonra bakarsın da parti de tam (kafamdaki) sana yaraşır olur  ha..

dualarım -kalbim seninle

4 Şubat 2014 Salı

sarkastik

Aydın ile konuşurken hep arada kalırım! acaba iğneleyici bir şey miydi dediği, benden mi sekti acaba diye.. KAfası benimkinden çok farklı olduğu için böyle bir ikilemde kalıyorum herhalde.
Geçen gün de aynı şey oldu! Ben ''Bu cümle sarkastik miydi? bana mı öyle geldi.'' dedim. Aydın ise '' o ne? Zamanla ilgili mi? Anlamını söyle Google ile uğraştırma beni !'' ded.
Anlamını açıkladığımdaysa '' o kadar güzel kelimenin bu kadar tırt bir anlamı mı olur? Neyse arada ben de kullanacağım bu kelimeyi ve anlamını ısrarla soran olursa;zamanla ilgili bir şey diyeceğim!. '2 dedi.

Öyle kodladıysa demek.. Bana da yapacak bir şey kalmadı Aydın ve sarkastik kelimesi için. Gülümseyerek  ''Bayılıyorum, bu herifin kadasına!'' demenin dışında!

Ha bir de sen de kelimenin anlamını bilmediği için okuyanlardansan alaycı diyeyim ben sense
http://www.nedirnedemek.com/sarkastik-nedir-sarkastik-ne-demek
https://eksisozluk.com/sarkastik--67732

buralardan teyit alabilirsin..



19 Ocak 2014 Pazar

nejat ,ölme olur mu oğlum?

ölürsen eğer
...

yok lan;
yazmayacağım bu cümlenin devamını
çünkü öyle bir ihtimal yok.
olmamalı, abi..
ha gayrettt,
kalk yattığın yerden.
gülümse gene bize nejat nejat

cümle kapısı

yaş 24, okumakta olduğum yıl sayısı 19. o kadar yıllık okur yazarım( yazmak fiilini basit düşün ey okur) ve hemen her konuda yazarım, ancak 'eleştiri' olarak bir kitabı yazmaya hem haddim olmadığını düşünürüm hem de beceremediğimi. bir kitaba dair yazdıklarım bana ne düşündürdüğü ya da ne öğrettiğinden ibaret olur çok çok 'sevdim bence okuyun'tarzımdır yani;)
neyse bu kısmı uzun tuttum. velhasıl deyip bu yazının devamındakileri 'eleştiri' zannetmeyin ha, onlar bu(bir) kitaba dair çok çok karalamalarım olabilir ancak diyorum. ve koyuluyorum cümle kapısına dair söyleyeceklerimi sıralamaya. ay yok yok önce şunu söylemeliyim aslında: nazan bekiroğlu. d&r geçen yıl kitaplarında gözle görünür indirim yapmasaydı tanışamazdım sanırım kendisiyle yahut da çok geç tanışırıdım! geçen yıl bu vakitlerde ard arda 3-4 kitabını okuduğumda kendisinin benim üzerimdeki 'tesiri'nin çok fazla olduğunu düşünüp kitaplarını 'daha sonra okumak üzere'ler rafıma kaldırmıştım. geçenlerde 'cümle kapısı2nı indirdim oradan. grataNoNgrata'nın hazırladığı kızıl kapak; basamaklar,, üstteki pembe kısım... MUazzam. ilk görüşte bu nedenlerle vuruldupum kitap, deneme oluşuyla beni kendine daha bir çekti sayfa sayfa not aldım kağıtlara, defterlere gene- her nb kitabında olduğu gibi- gene pek çok şey öğrendim ondan.gene pek çok şeyi düşündüm.. şükran.. 2003 türkiye yazarlar birliği deneme ödülünü almış diyorum ben gerisini siz garavırlayın. en görünür yerlerinden birine koyacapım kitabı raflarda.içi güzel ama kapağı da muazzam. o kafayı takdir ediyor, ona şkran diyorum ve kendisi ile tanışmak istediğimi dipnot olarak ekliyorum. öperim en kızıl severlerinizi...

16 Ocak 2014 Perşembe

ananemin tanısı

ilaç içeceksin,  iğne vurulacaksın dediğimizde yüzünü buruş buruş yapan ananeme
annem ' anne bak, ilaçlarını içmezsen, iğne olmazsan, et yemezsen kan verdircem bak! diye hafifçe tehdit edince
ananem şatırı:
aaa anammm. yaşlı insanım ben,kim bilir beni neyde denicekler de içine ne koyacaklar! sonra kan verildi de öldü dedirtmiycem kendime!
:D:D:D
ananem ya, hep olumsuzu düşünmesini geçtim
denek olarak kullanılacağı fikrine nasıl kapıldı,
sağlık sistemine bu denli güvenmeyi nasıl ve nereden öğrendi çok merak ediyorum:D

tanı, tanı mı? hiç et ürünü yememenin tetiklediği b12 ve demir eksikliği ile kansızlık.aman o kadar olsun i şükür. allah dermansız dert vermesin,amin. öperim sizi hastalığınıza medet aradığınız anınızda

14 Ocak 2014 Salı

bugün eve geldiğimde ananem televizyon izliyordu
oktay ustayı açmak istemiş ama nerelere bastıysa artık
adı sanı duyulmamış bir kanalı açmış
tesadüfi orada da belgesel varmış!
gel gel tuğçe farelere bak, ön ayakları kısa ! dedi
ay bir baktıydım kanguru belgeseli imiş kraft kardeşlerin
oturduk beraber izledik ve
kuyruklarını kullanışlarına hayran olduk ve
keselerine bayıldık
öyle işte
ön ayakları kısa diye üzüldüğü fareler de kanguruyuş ya la:D:D:D

12 Ocak 2014 Pazar

cinayet dizisi

bir iyi temenni yazısıdır ön kaydıyla başlıyorum yazıma


nurgül yeşilçay'ın o çok övülen gözlerini ve oyunculuğunu sevmiyorum,
önyargılarıma sıkı sıkıya bağlıyım ve
bu dizide de bunun üstüne koyacağını düşümüyorum ama
gene de herkesten evvel tv karşısına geçip izledim ilk bölümü!
hatta tekrarını dahi izledim ve

tutar mı tutmaz mı kehanet üfürmeyeceğim  ancak
ercan mehmet erdem denildi diye pek heyecanlanmış ve ümitvar beklemiştim ilk bölümü. senaryoda 4 isim vardı dimi? yanlış görmüş olabilir miyim?
bir de bu diziyi sadece uğur polat ve ahmet mümtaz taylan için izleyeceğim
bundan gayrı
senarist olarak o güzel kafayı tek isim görememek beni üzdüyse de bu iki güzel adam yeter bu diziyi gideceği yere kadar takip etmeme.

daha üfürükten yazılarım da olacaktır bu diziye dair ama ilk bölüm için:
şimdilik bu kadar diyorum ve
yazımın başındaki kaydı sona da düşüyorum
iyi dileklerimle cinayet dizisi!

11 Ocak 2014 Cumartesi

ayağına taş değmesin

şimdi ananemle ramazan çelik'i izliyoruz vatan tv'de. adamda ne enerji var maşaallah subhanallah.
ne terledi ,ne oynadı söyledi be adam. çok seviyoruz ailecek. ananem bilhassa bayılıyor. annemler de gezmedeyken daha bir serbest izliyoruz. hastaymış bizi neşelendiren, yüzümüzü güldüren adam. güzel oğlu harun da hastaymış. acil şifalar ikisine de.
ananemin yüzünü güldürdüğün her saniye, her salise için milyonlar milyarlarca şükran sana ramazan çelik. ayağına taş değmesin

milas'ta yaşamak

milas'ta olmayı ve milas'ta yaşamayı sevdiğimi hatırlıyorum sık sık
dün gece de acil servisin oralarda arabada beklerken
yokuş aşağı koşmacalı bir oyun oynayan torununa
horeaaaee geeel çarpçam hindi
diyen dedeye kaç dakika güldüm bilmem
seviyorum ben insanımı yahu
el memleketinde 48 plaka görünce sevinmek gibi bişi bu horeaaa ve hindi diyen bir dede duymak
süper ötesi bir şey
horeaaaaa

hindiiiiiii

salgın vaaaaaaaaaaaaaarrrr

dün akşam mahbubu hastahaneye götürdüm acilden giriş yaptık
yedi buçuk gibi girip sıra aldığımız acil serviste saat dokuzu biraz geçe anca doktoru görebildi mahbup. kadınlar, çocuklar ve yaşlılar hep grip hep acilde.
düşen ve burnunu kıran bir nine, böbrek taşı düşüren bir dede ve apandisti sıkıştıran bir kadın da eklenince milas devlet hastanesinin acilinde şenlik! var idi dün gece.
allah h2 n1'e yakalananlara acil şifa versin bir de ananemin dediği gibi
korumeyyolar kendilerini modalıklarından , hu atlet yelek giyilse nahal olcak acaba?

velhasıl: siz sıkı giyinin ve kendinize mukayyet olun.
öperim en hastalıksız anınızda

3 Ocak 2014 Cuma

kama sutra zarları

hangi siteydi bilmem bir arkadaşım
kadınlar aslında.........tarzından abidik gubidik bir haberin olduğu bir link verdi
bakındım az biraz o habere.sonra
o fotoğraf albümünden öbürüne....
site baya esaret altın alıyordu insanı!!!!
neyse;
bir başlığa tıkladım,
kadınların aklını balından alacak 15 hediye:
ilk birkaç fotoğraf romantikçeydi de
aralarında kaçıncı sırada olduğunu unuttuğum çok ilginç bir hediye vardı.
....... bu hediye ................
şimdi şöyle ifade edeyim en iyisi:
neden sadece kadınların aklını başından alır
böyle bir hediye diye düşündüm ilk gördüğümde
ama çokçası,
bu kimin aklına gelmiş oğlummm?
çok eğlenceliiiii   !!!
diye düşündüm.
uygulama kısmını geçtim de-şimdilik diyelim-
buluşa bayıldım,kullanılması ihtimaline bayıldım..
hakikaten benim aklımı başımdan aldı!
alın siz de bir bakın
kama sutra zarlarına









yakından zarlar: http://www.buldumbuldum.com/hediye/kama_sutra_dice_parlayan_kamasutra_zarlari/?ref=25175

ederi: http://www.buldumbuldum.com/hediye/kama_sutra_dice_parlayan_kamasutra_zarlari/?ref=25175




2 Ocak 2014 Perşembe

burak aksak ve ben






-yalnızsınız galiba

-öyle böyle değil,kuduz bir sokak köpek kadar, 21. yüzyılın vebalısı kadar yalnızım.

-''aslında kimse yalnız değildir.yalnızlık; insanın hayal ettiği,aslında gerçekten olmayan bir duygudur.'' derler.

- hassiktirsin lan onlar...şey,pardon. beni biraz sever misiniz?

- valla biraz geç kaldınız.daha yeni bir adamı sevdim.

- he zaten ben her şeye kalırım, evet. işim bu benim.



                        ..........................................................................

-hoşgeldin kadınım..ayakkaplarını içeri al.çalallar...

                        .........................................................................

sen sağlam bir küfür et, o gider yerini bulur


                         .......................................................................



gibi lafları etmiş
enteresan bir kafa yaşayan
yüzünde pek çok beni olan-evet lan empati kurdum-
denişik bir adam
ve evet bazı adamlar neden örgün öğretim okumamış çok şaşılır ki burak aksak öyle bir adamdır
ve ben
yeni yılın ilk günü
ekşi sözlükte tam 44 sayfa
bilmem kaç entry okudum adama dair
yılın ilk günü için değişik bir faaliyet ama
dinginleştirdi
gülümsetti
ve umut verdi
seviyorum bu adamı
yıla güzel girdim bence
gerisine bakçaz bakalımmm



fotoğrafın adresi: http://www.ucankus.com/img/baksaklm.jpg


sevgilim,
yetimim benim,
aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken
kapılar kapalı,dünya buzlu cam
uyuşmuş gözlerimin önünde
hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan
ikimizin yerine dinliyorum
sevdiğin şarkıları
siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
gömleklerini,kazaklarını,kokunu
senin rüyalarını göryorum ölür gibi uyurken
gün boyu elimde kahve fincanı
kapıyı açmıyorum
telefonlara çıkmıyorum
başını ekliyorumgeleceği olmayan hatıraların
sevgilim,
yetimim benim,nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
öldüğünden haber yok fotoğraflarının
                                                                     murathan mungan


bu şiir çok güzel ve ben ona yeni rastladım.dün gece ferzan özpetek saturno contro'nun o vurucu sahnesini retweet edince aklıma düştü..lorenzo'nun olsun bu şiir.










fotoğrafların adresleri: http://wakpaper.com/large/Saturn_wallpapers_331.jpg

http://arneadolfsen.files.wordpress.com/2012/09/saturno-contro.jpg?w=720

http://eur.i1.yimg.com/eur.yimg.com/xp/yahoo_manual/20070206/11/3803813253.jpg

http://www.karlstorkino.de/img/veranstaltung/Saturno%20contro_Filmtage%20des%20Mittelmeeres.jpg

http://img454.imageshack.us/img454/7949/22852519sm1.jpg

http://image.nanopress.it/r/FGD/static.nanopress.it/gaywave/fotogallery/hd/8780/scena-saturno-contro.jpg

boncuklarıma

yılı depresyonla karşıladım
başım çatlıyor uyumaktan ve susuzluktan
demin yemek yedim ama bilmiyorum yetti mi
mesleğimi seviyorum evet ama
icra etmekten haz almıyorum
bok bok bok
herkes de işinden şikayetçi amk
bir sevip öven adam yok etrafımda
biliyorum öyle ama
içimde bir boşluk oluştu
yeni yıla farklı anlamlar yüklemeler vs vs
içim boşaldı ondan
geçer gider herhalde
öperim boncuklarım