22 Aralık 2012 Cumartesi

deliiiiiiii




soğuk ama güneşli muğla gününden
milasa gelişimiz
ve minicik şehir içi yürüyüşümüz
minik havalimanı maceramız
ve sen
ve senin inceliğin:
doğum gunümü bir kez de seninle ve kız kardeşimle kutlamam
bol kremalı güzeellll pastamız
ama saat 22'de seni muğla yönünden alıp götüren pamukkale arabası
ve benim izmir istikametine giden otobüse el sallamam

gene gel gene gel
yaz mevsiminde gene gell
seni çok seviyorum ve çoook özlemişim

not:
keşke mustafa da olaydı, biz bir izmir planı mı yapsak hı çakırt?

19 Aralık 2012 Çarşamba

ruhsat sevinci delimsirek eder

bugün benim ruhsatım gelmiş ya
hoşgelmiş
doğum günümde bu şekilde
bir hediye gönderen sevgili barolar birliği
sağol sağol sağol
:)

17 Aralık 2012 Pazartesi

20.12.2012

insanlar tarihlere anlam yükleyip o tarihlerde evleniyorlar falan ya
benim de yıllardır kafayı taktığım bir tarih vardı:
eveeeet açıklıyorummmm
20.12.2012
haa haaa
evet 2 tane ikibin on iki
- bu rakamlar bitişik mi yazılacaktı yoksa?-
ama bundan ziyade de bir önemi vardı
o tarih benim 22. yaş günüm
yani aslında ben adamı dertten kurtaracaktım
2 günü birleştirerek neyse
gözümü 20.12.2013'e diktim ardışık yıllar gibi olacak, olursa :P
seneye evlenirim ben de gari
hadi inşallah
:D yazmasamçatlayacaktımmmmm

16 Aralık 2012 Pazar

diziler vardı, diziler yoktu

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1112171&CategoryID=41


haberini gördüm bugün radikal'de
22 dizi bir varmış bir yokmuş başlığıyla

Geçtiğimiz ay büyük umutlarla ekranlara gelip, yeterli reyting almadığı gerekçesiyle 2. bölümün ardından yayından kaldırılan ‘Eylül’de Gel’ dizisinin ekibi halen Heybeliada’da yaşam mücadelesi veriyor. Konusu 1950’li yılların Büyükada’sında geçen dizinin, 2 hafta önce final yaparak ekranlara veda etmesinin ardından yapımcı şirket tarafından kaderlerine terk edilen oyuncuların bir kısmına ada halkı sahip çıkarken, ekibin geri kalanı adanın ormanlık kısımlarında, zor şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor.
‘Biz de hareme girseydik’
Muhtemelen ikinci cümlede bunun bir Zaytung haberi olduğunu çoktan anlamıştınız. Tuhaf olan, haberdeki absürd unsurları çıkardığınızda, bu Zaytung haberinin sektör gerçeğini bütü çıplaklığıyla ortaya çıkarıyor olması… Evet, gerçekten de yapımcı ya da kanal tarafından ‘kaderlerine terk edilen’ oyuncular ve tabii ki set çalışanları zor şartlarla yüz yüze geliyor. Bu sezon örneğin, bizim sayabildiğimiz kadarıyla tam 22 dizi yayından kaldırılmış. Liste uzun, kısaca bir göz atalım dedik… Sondan başlayalım… Kentsel dönüşümü fon alan Ağır Roman Yeni Dünya dizisinde ‘kentsel dönüşüm’ teriminin sansürlendiği ortaya çıkmıştı. Dizi, beklenen reytingi alamadığı gerekçesiyle geçen hafta aniden final yaptı. Sezonun tantanalı biten bir diğer dizisi ise Bir Zamanlar Osmanlı – Kıyam oldu. Önce Patrona Halil’i canlandıran Fırat Tanış, yapımcıyla polemik yaşayarak diziden ayrıldı. Kısa bir süre sonra da dizinin bittiği açıklandı. Reytinglerinin düşük olması gerekçe gösterilerek yayından kaldırılması kararına yapımcı Burhan Özkan, “Biz de hareme girseydik alırdık reytingimizi” diyerek tepki gösterdi. Bir açıklama da diziye ikinci sezon dahil olan Özcan Deniz’den geldi: “Sayın Başbakanım bu dizi gerçekten sahip çıkılmayı hak ediyordu.” Görünen o ki Başbakan Erdoğan , Özcan Deniz’i duymadı.
Yayından kaldırıldığının duyulmasıyla kitleleri en şaşırtan yapımların başında ise Suskunlar geliyor. Çocuk ıslahevinde şiddet ve tacize maruz kalan gençlerin intikam hikâyesini işleyen dizi, iyi bir başlangıç yapmıştı. Ancak Ahmet Kaya şarkıları çalarak gönülleri fetheden Suskunlar’a ne olduysa ikinci sezon oldu. Yayın günü perşembeden pazara alındı, ancak bu değişiklik çare olmadı... Çareler, aynı şekilde Ustura Kemal’e de yetmemişti. Oktay Kaynarca ve Naz Elmas’ın başrolü paylaştığı dizinin günü iki kere değiştirildi. Yine olmadı. Haluk Bilginer ve Ebru Özkan’ın birlikte rol aldıkları Hayatımın Rolü ise düşük reyting aldığı için prime time kuşağından kaldırılmış ve 23.30’da yayımlanmaya başlamıştı. Son olarak iki haftada bir yayımlanmasına karar verilen dizi, 18. bölümde final yaptı.
Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından uyarlanan Veda ise kanalın sahip çıktığı yapımlardan biri olarak öne çıktı. Düşük reytinge rağmen dizisini gözden çıkarmayan Kanal D, reytingler bir türlü yükselmeyince çareyi o malum sonda buldu. Veda’da başrolü Mehmet Aslantuğ ve

Fahriye Evcen paylaşıyordu.
Bir de “Hangi ara başladı da bitti” dediklerimiz var: Esir Şehrin Gözyaşları gibi... Yiğit Özşener ve Sedef Avcı’nın oynadığı dizinin adı, Bir Ferhat ile Şirin Hikâyesi olarak değiştirildi. Kısa bir süre sonra da apar topar kaldırıldı. Tıpkı Dedemin Dolabı, Annem Uyurken, Küçük Hesaplar, Aşkın Halleri, Babalar ve Evlatlar ve Son Yaz – Balkanlar gibi… Bunların dışında, Sultan, Düşman Kardeşler, Eve Düşen Yıldırım, Evlerden Biri, Uçurum ve Kötü Yol, yaz tatilinden dönen dizilere yem oldu. Bir Çocuk Sevdim, İbreti Ailem ve İffet ise kanalın Acun Ilıcalı transferinden sonra aniden kaldırıldı.

‘Zaten kötüydü’ 
Seyirci, her ne kadar her seferinde sosyal medya üzerinden tepkisini göstermiş olsa da hiçbir tepki, kanalı aldığı karardan döndürmüyor. Düşman Kardeşler’in yayından kaldırılacağını öğrenen İbrahim Tatlıses, Twitter ’dan şöyle isyan etmişti mesela: “Duyduğuma göre oturup bayıla bayıla izlediğim Düşman Kardeşler isimli diziyi, bundan sonra izleyemeyecekmişim. Dizinin yapımcısı parasını alamadığı için dizi yayından kalkıyormuş. Hayde. Böyle sempatik böyle şirin bir hikâye kaç defa düşer? Melankolik dizilerden bunaldık! Ödeyin paralarını gülmeye devam edelim ya da başka kanala geçsin beyaa.” Tahmin edersiniz ki kimse paraları ödemedi… Bundan sonra sırada hangi dizi var henüz bilemiyoruz. Ancak bir notu düşmek gerekiyor: Yayından kalktığında “Aman zaten kötüydü, izlemiyordum, iyi olmuş” denilen diziden onlarca kişi geçiniyor. Oyuncular Sendikası’nın çabalarına rağmen hâlâ birçoğu sigortasız; hatta günlerce evlerine gidemeden çalışanları var… Hani kanalı değiştirmek bir saniye alır da dizi kaldırılınca işsiz kalanların yeni bir iş bulması günler / haftalar / aylar bulabiliyor. Sanırım dizi sektörünün bölüm başı on binlerce lira alan oyunculardan ibaret olmadığını; ışıkçısından çaycısına birçok kişinin didindiğini hatırlamak gerekiyor. Ve tabii bir de ağır çalışma koşulları nedeniyle ölen set işçilerini…

YAYINDAN KALKANLAR...
Ustura Kemal
Veda
Ağır Roman Yeni Dünya
Hayatımın Rolü
Suskunlar
Bir Zamanlar Osmanlı - Kıyam
Sultan
İbreti Ailem
Esir Şehrin Gözyaşları – Bir Ferhat ile Şirin Hikâyesi
Aşkın Halleri
Babalar ve Evlatlar
Düşman Kardeşler
Kötü Yol
Evlerden Biri
Son Yaz Balkanlar
Eve Düşen Yıldırım
Uçurum
Akasya Durağı
İffet



ve bu haberin altına şunu yazmak isterim
ben her fırsatta saygılarımı ilettim atv ye uçurum dizisinin yapımcısına vesairesine
de
şimdi de buradan ileteyim dedim, suçlu kimse artık.
ben o diziyi o kadar sevdim ki
hiçbir bölümünü kaçırmadım,
yıllar önce çemberimde gül oyayı böyle izlemiştim
sonra behzat amirimi böyle izledim, izliyorum
ama uçurum farklıydı lan
ben avukatlık stajımda stajbitirme tezimi sırf bu diziden etkilenip
insan kaçakçılığı ve fuhuş konusunda yazmıştım.
hem de birçok tez okuyup baya araştırıp
o kadar etkilenmiştim yani.
oyuncular o kadar iyiydi .
senaryo farklıydı.
yasyarım bıraktınız  be güzelim diziyi !!!
öyle bölüm sonuna iki görüntü ekleyip  dürdünüz bıktınız diziyi
sonra devam eder belki efektiyle falan...
izleyenlere saygıyı da gözünüz görmedi
biri iki bölüm uzatalım bari de senaryoyu toplasınlar bile demediniz
ben de daha izlemem bu kanalda dizi lan
bu kadar

15 Aralık 2012 Cumartesi

siz, beni anlamadınız

ben, kendimi suçlu hissetmeme ihtimalimi sevdim


benden başka kimse de bu ihtimalin önemini kavrayamadı
ya
ben hep teke tek dövüştüm korkularım, kaygılarım, hesaplarım,sorumluluklarımla,
sizin isteklerinizle, bekledikleriniz, yakıştırdıklarınızla
sen bilirsin silahınızdı
benim savunmamsa sessiz gözyaşlarım
karar verdim,kimseyi memnun edemedim
herkesi memnun edemeyeceğimi ise asla öğrenemedim.
bana hep ağlamak kaldı
siz beni hiç anlamadınız

7 Aralık 2012 Cuma

oarfish




oarfish depremin habercsi mi değil mi?
bilemem ben ama gördüğüm fotoğraf beni çok korkuttu
o ne lan bunun yaşam alanına girip çıppıdı çıppıdı yüzüoz edioz
hele ki bunun yaşam alanına işeyen edenler var ki onlara
oarfishin bir fotoğrafını göstermek yeterli olur herhalde
6 km ne lan
ben bir deniz anası yapıştı diye nerdeyse 3 yıl doğru dürüst denize giremediydim
şimdi bakcam bakcam duruma
6 km ne lan?

alın işte haberi
http://www.milliyet.com.tr/fotogaleri/45968-yasam-bu-balik-depremin-habercisi-mi-/1



not: resmin url si
http://sp7.fotolog.com/photo/7/50/28/8humptydumpty8/1268186211029_f.jpg


25 Kasım 2012 Pazar

okurum,okursun,okur abartmaya luzum yok





iyi bir kitap okuru olmadığımı iddia ettiler,
yani etmişliği var iki kişinin-geçmişte:
zira
kişilerin adlarını veya kitapta bence çok da önemli olmayan ama bazılarının çok beğendiği yerleri hatırlamam
o kitap bana şunu düşündürmüştü, ondan şunu öğrendim, dili şöyleydi böyleydi derim,
çok iz bırakmamışsa o da

aaaaaaa

yükselir ağızdan
dikkatli okumuyorsun heralde !!!

aaaaa ben her şeyi hatırlarım
-iyi nane-

bak mesela şu şu olmuştu o kitapta derler bu modeller kendileri tescillensin diye
bazen boş gözlerle geçiştirmek için sırf hııı evet hatırladım derim
bazense unutmuşum abi çok siklememişim heralde derim
napiim

ben kitap oburuyum
okumayı severim
iyi bir kitap okuduğumuu ilk paragrafta
hadi abartmayayım ilk paragraflarda anlarım
ama hatırlamam abi
zaten hafızamdaki onca şiir bile karman çorman olmuş
-ki onları gerçekten siklemiştim-
tutup okuduğum yüzlerce kitapaki her kişiyi bilmem nerde bilmem neye söyledikleri bir lafı
hatırlayamam
hem nerox suz kalan hafızam izin vermez
hadi ov erdi diyelim onca kaotik düşüncemi gailem engeller
tut ki bunlar da olmadı
ben öyle vırdak zırtdak şeylerle doldurmam zihnimi
bizde böyle hacı.
gözünüz yerse gelin ''dili konuşalım, karakter tahlili yapalım, ne düşündük,ne anladık bunları paylaşalım''
neeeee
yok mu?
illa iki cümle ezberleyipsükse mi yapalım
iyi lan iyi yapın, ama ilişmeyin bana



bu resmin url si:
 http://1.bp.blogspot.com/-lj41bxIpwbo/T0thZ7EwQpI/AAAAAAAAA4o/XaH8fDgaXA8/s1600/Kutuphane-47.jpg

ne yapcam empati yeaaa






Özgül Kavruk'muş adı
hakaret içermeksizin, belki de erkek aklıma teslim olarak
her gördüğümde
at gibi kadın diye bir ilk tepki geçeraklımdan.
resmini görünce dahi tanımadm aslında bugün
röportajı okurken çıkarttım kim olduğunu!!!

gazeteci yazarken bilerek mi kaşımış
yoksa tepki almaktan çekinerek fazla mı hassas açıklamada bulunmuş bilemem
ama  '' .... PKK’lılarla empati yapmam gibi bir şey olamaz.''

bakış açısını anlayamadım.
sempati duymazsın empati yaparsın,zor mu? değil
ayrıca
empati kötü bir şey mi?
neden hep rehberlik öğretmenlerimiz empati yapın dedi bize okulda hep?
üstün dökmen yıllarca bu yönde skeçler oynattı konuştu devlet televizyonunda?
hayır ben mi bilmiyorum ne olduğunu acaba?
dostum viki 4. paragrafın başında pek de yanılmadığımı söylüyor?
empati kötü değilmiş!
bakınız:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Empati

hayır neden bu korku o zaman?
''anlamaya çalışıyorum ama desteklemiyorum yaptıklarını tabi'' dersin anlarım seni
ben de desteklerim bu açıklamanı,
ama bir oyuncu olarak empati bile kurmadığını söylersen
bundan gayrı ben seni izlemem bu rollerde
- gerçi son zamanlarda pek de izlemedim ama neyse-
tepkim oyuncunun önyargısına.

röportaj da burda:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1109225&CategoryID=41



resmin urlsi: http://i1135.photobucket.com/albums/m638/Seren007/9123_1262717490170_1296703621_788474_6431644_n.jpg

23 Kasım 2012 Cuma

malumun ilanı

zaman zaman kendi kendime derdim,
zaman zaman sana
hatta sen de bana derdin arada!!!
ama o akşam...
ankara'da bilmem ne alış veriş merkezinin en üst katındaki mantıcıda
sevgililerimizin yanında
'biz nasıl arkadaş olduk ya?'
dediğinde anladım ki
bu cümle artık
nasıl oldu bilmem ama iyi ki olmuş tınısında değildi.
-elbette ki ikimiz için de -
ve ben o akşam senden geçtim
minik, gamzeli kedi.
malumun ilanı olsun istedim.
ve biraz daha acılaştım o günden beri,
bazen emek de yetmezmiş gördüm.
malumun ilanı

18 Kasım 2012 Pazar

izmir'de olmak güzel ki

ezgi'nin yemekleri ve
sonrasındaki tatlı bobardımanı
şimdi ikinci-üçüncü bardak çaylar
er'ler ntv sporda maç izlerken biz de faceboook dedikodusuna daldık
keyfimiz yerinde hiiiiç sesinizi çıkarmayın

15 Kasım 2012 Perşembe

bu sefer çivilerini anlatcağım duru tiyatro'nun





yazacaktım unutmuşum:
oyunun arasında
ahu türkpençenin getirdiği çivilerle
hem sahnenin hem de dekorun bir yerini
emek emek düzeltmeye çalışan emre kınay
diye bir gerçek var.
kızımın geleceğinden çaldım vs açıklamaları var ya
her şey  geri planda, o adam orada baya baya sevgi ile oynadı.
ve ben nedense , herkes bunu bilsin istiyorum.
siyasi ya da değil, ben orada güzel, sıcacık bir tiyatro ve bunca emek gördüm
o yüzden duramıyorum, yazıyorum




not: resmin adresi burası
.http://scs03.resimyukle.com/files/view/ryu.pho.img/736/85/pasli-cekic-ve-civi_3.jpg

12 Kasım 2012 Pazartesi

sevdim, aldım- evet telif ödemeden şey ettim-



http://birmisradaha.blogspot.com/2012/11/bunun-ad-pe-nal-t.html


da bu güzel yazıyı yazmış, can. sadece paylaşmak istedim ve ezer tezer biri okursa bu yazımı diye: baksana la linke, sıkı şeyler var bu adamın yazılarının içinde diyorum. hadi baaaayyy



Bunun Adı Pe--nal-- tı!

Şimdi sigaramı içerken bir gözümü kısıyorum..
Biradan bi yudum alırken, serçe parmağımı kıvırıyorum..
Şarap içerken ise o serçe parmağımı kadehin altında gezdiriyorum..
Banyo yaparken, boyum uzun mecbur, dizlerimi kırıyorum..
Sigara içerken bir gözümü kısıyorum..
Sarhoş olurken, gülmekten kendimi alamıyorum..
Ayılırken, kovalardan başımı çıkaramıyorum..
Çocuk severken, artık doğru dürüst onu tutabiliyorum..
Köpeğimi severken, gitme kal diyerek ölüme çare aramak konusunda sonuçsuz çabaya giriyorum..
Kendimi severken, aslında kendimi sevmiyorum..
Sigara içerken bir gözümü kısıyorum..
İzmir'de gezerken, telefonda rehbere uzun uzun bakıp arasam mı diyorum..
Eskişehir'de gezerken, şimdi bu sokak "beni anlamıyorsun sokağı" mı diyorum..
Ankara'da gezerken, grilere boğdun beni şehir diyorum..
İstanbul'da gezerken, "pardon, bi saniye, lütfen, geçebilir miyim?" diyorum..
Balıkesir'de gezerken, onu görüp içimden "merhaba" diyorum..
Sigara içerken bir gözümü kısıyorum..
Severken, öldürüyorum..
Döverken, seviyorum..
İçerken, gülüyorum..
Susarken, sessiz olmama kızıyorum..
Konuşurken, geveze olmama içleniyorum..
Sevilirken, harcanıyorum..
Dövülürken, seviliyorum..
Sigara içerken bir gözümü kısıyorum..

Büyük bir gayretle girdiğim ceza sahasında tam topa vuracakken, düşürülüyorum..
Bir gözümü kısarken, bil ki sigara içiyorum..

6 Kasım 2012 Salı

duru tiyatro kapanmasın!!!





hepcek okan'ı izlerken özge ve mehmet'in
çabasıyla
ortaklaşa attığımız maile kısa sürede cevap veren duru tiyatro yetkilisi
tatlı kadının daveti üzerine
gidip SONDAN SONRA gibi harika bir oyunu izlemiştik
oyundan sonra kardeşimin gidip sarıldığı emre kınay çok tatlı ,ahu türkpençe ise
baya baya harkulade idi.
ekşi sözlükte bakınırken duru tyatro diye başılk-adı bu mu?- görünce öğrendim ki
duru tiyatro kapanabilirmiş.
hay bin kunduz,
hep de güzel şeyleri talan edelim emi?
e değil?
ya vallaha
dokunmayın len, oynuyor adamlar minicik sepsevimli mekanda.
hallam yaaaaa.....

not:küçücük bir gezinti sonucunda bu açıklamayı da buldum;
http://www.sumagazin.com/emre-kinay-kimseye-zarari-olmayan-tiyatro-sahnemiz-kapanabilir/





not: heeyy fotoğraftakiler, foto olmazsa olmazdı. anlayışınıza....

30 Ekim 2012 Salı

gençler hep zina yapar






http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1105914&CategoryID=77


Üniversite medeniyet getirmez ki
Zina getirir, öpüşen sevişen çiftler getirir
Ankara, İStanbul ve İzmir'deki gibi ahlaksız gençler getirir şehirlerinize
Aman saldırın her an her fırsatta uyarın
Vahim bir durum ortaya çıkmadan her boka karışın.
Her şey üstünüze vazife zaten.
Allah'ım ya Allah'ım ya bu tiplerin
gençliklerine götür bizi de belgeleyip ellerine sokalım fotoğraflarını

not---> resmi şu adresten buldum,sevgiler:

http://www.geldik.com/ask-ve-sevgi-resimleri/75377-ask-herseyi-geride-birakir-renkli-ask-resimleri-avatarlik-sevgili-resimleri-samimi.html?langid=1

hatalar zinciri

ya ben bu bugün ne giysem'e taktım bu aralar
azcık matematikten anlar olmaktan ötürü mü bilmem ama
bir hata buldum
yani
herhalde, galiba, sanırsam :)
bugünk programda
kızcağızın biri rakibini çok kötü bulduğunu ifade ederken şöyle dedi:
artık şansımız 1/3 ' e düştü -ney ney ney???-
ay Allah'ım neresinden tutayım
haftaiçi günler 5 tane
dolayısıyla da  5 kız var, birini elersek 4 kalır
1/4'e çıkar ama o nasıl bir kafaysa 1/3'e dşürdü
neyse yaaaaa
koy götüne
öle


28 Ekim 2012 Pazar

nirvanaya ulaştım; bir şeyi fark ederek

şimdi bir bakayım dedim de
görsel her şeymiş lan 3-7-11
gibi okunma sayısına sahip genelde yazılarım
sahipmiş yani son kertede onu gördüm- hep tek dimi?-
ama biri var ki o 305 miş!!!
hangisi mi?
şu müdür şu:
http://kordugumolmusmaiip.blogspot.com/2011/02/bi-sar-bi-krmz-bonibon.html


çok süper bir yazı olduğundan falan değil de
hadi olsa güzel olurdu:), ama ....   :P

bu yazının bu kadar okunulma sebebi ise bence
resim aga resim

günümüzde görmek her şey

okuyunca değil ama görünce daha
bir
daha bir
daha birrrr
dikkat çekici
her şey

daha da güneye daha da

bitirdik kapattık ya la sezonu
ören'den milas'a dönüş baya meşakkatli oldu ama
kendimi hala ören'de sanıyorum
gece sivri sinekleri öldürmek istiyorum raketle
ya da musti sabah gözünü açar açmaz balkona çıksın ve tuşççeee diye bağırsın
sonra paraşütle atlayan astsubayı izleyelim falan
poooof gidim of
çıkamadım ya ben hala ören kafasından
hadi gelecek sezona hep beraber sağ salim girerik inşallah
bay lan bay
yaz bitti işte döndük gene evimize

kardeşim bu kadar üzüldüyseniz daha da güneye inin lan dedi ya bu arada:)

8 Ekim 2012 Pazartesi

cengiz benim gibi düşünsene la




cengiz abazoğlu uzun zamandır
umarım siz de benle aynı şeyi beğenmiş olursunuz sonunda diyor ya
neden abicim? demek istiyorum kendisine
neden senle aynı şeyi beğenmiş olmak durumundayım?
sen tek otorite misin?
ya da senle aynı şeyi beğenmeyen --düşünmeyen yanlış mı?
sevmiyorum bu kafayı
o konuşacak ve gene aynı şeyi diyecek diye diken üstünde bekliyorum
ve hiç sektirmeden aynı şeyi yapıyor uzun zamandır
hoş değil be hacı
belki ben başka bişiy beğendiğimi ifade edeceğim
töbe hallaaaaam yaaaa


not : resmin urlsi---> http://i.sabah.com.tr/sb/galeri/magazin/3668/85458_d.jpg

blog kurdum durdum türk kafasıyla

türkiye'de blog işi ciddiye alınmıyor demiiş ya kaan sezyum
ben bunun iş olduğunu o sayede ayıktım
ama bir halta yaramadı
gene de ciddiye almıyorum blogları da yazdıklarımı da buraya yazma eylemini de
ne bok yemeye yapıyorum öyle mi?
bilmem çok da düşünmedim üzerinde
belki de sadece öylesine
okuyacakları uyarayım dedim
hiçbir amaç güdülmüyor yazılarda ve de büyük ciddiyetle yazılmadı hiçbiri
haa bazıları ciddi acılar barındırdı
bazılarını yazarken suratta ciddi bir ifade vardı da
o bu değil gibi
gibi yani tam da şey olamadım şuan
hadi annem gözleme yaptı
bitiriyorum yazımı ben

not: gözleme yaptı ha akıllı olun . o sahil kenarlarındaki az soğanlı az otlu yufkalardan değil

4 Ekim 2012 Perşembe

iletişim fakültesinde iletişimden yoksun kalmak

şimdi ben bu ege üniversitesi denilen zımbırtıda bir profesörün dersine gittim ya dün
adam kendini çok zeki ,
dilini pek sivri sanıyordu ya...
hani böyle ne laf soktum ağız kayması falan oluyordu suratında.
böyle zor sordum demin bir tez savunması vardı,
diğer hoca arkadaşlarım bile sonra
''yapma hocam bu kadar '' dedi diye gururlandı ya

o kadar okumuş o kadar bilgi depolamış o kafasında ya -hakaret etmicem, etmicem...-
her türlü tahammül edeyim diyebilirdim bir ders boyu yaptıklarına- edemedim yazıyorum-
yaşlı başlı falan diye sadece hatta

ama sen çok şişmansın ödev yap da zayıfla
bu yaşta yağ bağlamışssın, ne biçim göbeğin var? dedi ya
o 20lerinin ortasında bile olmayan oğlan çocuğuna ve tüm sınıf arkadaşları güldü ona
dalga falan geçtiler onunla sonra
ve

o profesör denilen bunu yaptı, buna çanak da tuttu ya
buradan seslenmek istiyorum :

takmış ya kafaya israf israf diye
''sizin aldığınız nefes, içtiğiniz su...''
her şey her şey israf insanlık adına
-al işte çıktım çığrımdan, hoş mu? değil ama içimin ifadesi bu!!!-
nasıl olur,nasıl onları söyler ya?
iyi ki çıktım iyi ki yoksa karakolluk olurdukkk


not: büyüdükçe azcık da küçülmek lazım mı neydi o laf ya
     boş başak içi doldukça eğilir, miydi???

     o bu değil de ne harika hocalarımız varmış bizim ya
     ve ben bu yazıyı yazarken gözümün önüne
     hep sevgili hocam Ahmet Haluk ATALAY'ın yüzü geldi
     herkes bizim kadar şanslı olamıyormuş hoca konusunda gördüm




not: Ahmet hoca geldi gözümün önüne çünkü ayrıştırma-benzetme kafam devreye girmişti yazarken ve dün akşamki adamın gözlüğü ahmet hocanınkine benziyordu. Aman sadece bu nokta benziyordu, yanlış anlaşılmasın

3 Ekim 2012 Çarşamba

ben bir şey öğrendim

bugün Allah yolunda bir şey öğrendim!!!
neymiş:
fetva ateştir yakar.

dinimiz amin

27 Eylül 2012 Perşembe

tayfun,küçücüktü

çok küçüklerdi babası beyin kanaması geçirdiğinde
iki küçük oğlancık
ve anneleri it gibi köpek gibi arı gibi çalıştı
gibi de gibi
sabah tütüne, sonra gel temizliğe git ,evde dinlenmeden el işi yap....

tayfun haşarıca bir çocuktu
küçüktü minik kızı kaçırdığında, küçüktü baba olduğunda
küçüktü aldatıldığında
küçüktü ilk kez bağımlılık yoluna girdiğinde
ve küçücükken öldü
motor kazasıymış
dayanmaya çalışmış biraz yoğun bakımda
ama olmamış, gitmiş
tayfun küçücüktü
gitti.


belki pek çok şey var anılarımda belki de pek az
ayırımını yapamıyorum
sadece bir anı hafızama çok belirgin kazınmış
hepimiz miniciğiz!!!
tayfunun babası öleli az zaman olmuş, iyice haşarı
kimse de dokunmuyor ona!!!
bu da gaz mı koklatcam dedi bakın bişiy olcak mı dedi
emeli beni tuğbayı topladı
hart diye çakmağı bir ateşledi
kaçtık biz emelle ya da
kaçamadık
kardeşimden az daha uzun olduğumuz için ucuz atlattık ama
tuğba'nın kaşları tütsülendi kirpiklerinin uçları tiftildi!!!

ne kızmıştım dövmeye kalkmıştık sonra tayfunu
ve o erkek gücüyle saldırınca bizim eve sığınmıştık.
sonrasında çok konuşmadık, selamlaştık falan
ama çok üzüldüm gidişine
küçücüktü o

16 Eylül 2012 Pazar

nesli nur

çok yazmıycam:
hormonlarından ötürü erkek sanıp
ayağa kalktığında hatun olduğunu anladığım -fırfırlı eteği var idi:) -
annesiyle babasının yüzüne bakınca ne yorgun 70likler gördüğüm
çok çok kilolu minik.
bana abla dese de benden büyük
mesela kim diyim;
doruk kadar.
beni görünce kendini yumruklamaya başladı
annesi ablası gel yanında az otur konuşuver dedi de
demese de giderdim
işte
çektik şezlongu denizin içine birbirimizi ıslattık
babam şarkı söyeyince güldük
bıyık satın almaya çalıştık
denize taş attık....

tek bir şey : mavi gözleri- güzel gülüşü

ama ebeveynleri çok yaşlı :(Allah gecinden versin ama
zor sisi'nin hayatı.

zor ve bilmişler gibi adını daha doğar doğmaz nesli nur koymuşlar
nesli nur
nur onun nesli

umarım üzmezler onu hiç ve umarım
bugün karşılaştığımız fulya öğretmen ona konuşmayı öğretebilir

ve sabancı klişesinden sonra biri daha
para her şeyi çözmüyor bak işte
:(
keşke çözse, çare var derdik
çare yok



 ama çok güzel gülüyor

14 Eylül 2012 Cuma

kazım'a ağıt, hep ağıt

ölüm, ne acayip şey
ölüm.
Ahmet KAYA ile özdeşleşmiş
bir şarkıyı okuyan Niran ÜNSAL'dan
sonra
upuzun saçları
en keyifli, en sağlıklı haliyle
- belki de değil-
KAZIM KOYUNCU başladı Trt müzikte
elm ayağım soğuğa geçti.
Ölüm,
gözümle gördüğüm şeyleri
sen hiç görmedin mi?
 Kör olasıca
 Bu adamı nasıl aldın bu kadar erken?
-isyan yavv, töbe yarabbim-
ama
şu var ki
ölüm
nasıl, nasıl
aldın?


 cevap birkaç eser sonra
Selda BAĞCAN'dan geldi:
Kötülerinsin sen dünya
İyileri öldüren dünya

12 Eylül 2012 Çarşamba

becerebildiğimce

yıl 2012 ve eylülün 12si
dedemin öldüğü gün
yaşıyorum
becerebildiğimce

7 Eylül 2012 Cuma

zahmet vermeyin mi etmeyin mi?

kanal d de bir yemek programına denk geliyorum bu aralar
acun'un kutucularındandı o renkli gözlü abla
-adını unuttum gene
tabi b vitaminini içmiom ya, neyseeee-
programın sunucusu da kendisi
hadi hatun güzel ve şeker bir de program da iyi (gibi)
acayip yemekler de oluyo!!!
ama bugün çok komik bir şey oldu o programda:
veda faslında kutucu abla
ev sahibesini
''son sözlerini''sözlemek üzere yanına çağırdı da
ev sahibesi abla da şey dedi ya:
buraya kadar geldniz, zahmetler verdiniz
hahahha ben yarıldım tabi
abla zahmet ettiniz diycekti heralde
bak beni de yordunuz durduk yere anlamında olan zahmetler verdiniz' i değil

hahah
ya abla tekrar de yanlış oldu diycek hiçbir zat yok muydu la orlarda?
he güzelliğin adı nurseldi
gibi
öyle, zahmet vermeyin bana durduk yere açıp bakamıycam şimdi ya
ama siz de zahmet etmeyin nursel'di ablanın adı ya


not: ya kayserili abla'nın yaptıkları bişiye benziyordu ama geri kalanlar sanki evimi çekin evimi çekin çok süper dekore ettimi demek için katılıyor programa. sanki oraları, o yemekleri bilen biri ''hah o da öyle mi yapılır, yanlış tanıttı bizi'' diyordur izlerken gibi geliyor bana. nedne bilmem algımın alt metni o. algının alt metni ne be, gidiyim çay içiyim

5 Eylül 2012 Çarşamba

sinan akçıl, karşılıksız sevilen adam

milliyet caddede şöyle bir haber okudum
başlık: ''yoğun ilgiye diz çöktü'' diyordu
kim mi efendim, sinan akçıl
haber metnini de yazıyorumm:

Eskişehir'in kurtuluşu nedeniyle düzenlenen etkinlikte sahne alan  Sinan Akçıl, 10 bin kişiyi coşturdu. Genç kızların hınca hınç doldurduğu, zaman zaman izdihamın yaşandığı konserde Akçıl, sahneden inerek hayranlarının önünde diz çöktü. Şarkıcı, ''Bu karşılıksız ve samimi sevginiz karşısında saygıyla eğiliyorum.'' dedi.

budur.
hayır şimdi genç kızları da anlamak hiç mümkün değil de ben asıl
Şarkıcımıza takıldım:
Sevgisi karşılıksız mı ordaki onbinlerin hadi karşılıksız olsun,
hem neden sevesin ki onbini bir gecede

-hayır yaradılanı sev yaradandan ötürü demiycem burda-

ama gene de sevginiz karşılıksız ulen hadi bir de diz çökiiim,tamam olsun.....
güzel bir kafa.
hahah
gerçekten cümle tam olarak böyleyse durum çok vahim;
zira adamın sizi sevmiom demiş olabileceğini düşünmüyorum,
herhalde ben de sizi seviom Allah'ım ne kadar cicisiniz ne saf seviosunuz falan diyecekti!!!
ama
demek ki adam karşılıksız ile karşılık beklemeksizin sevmek arasındaki farkı bilmiyor.
biliyor da ifade edemiyor mu acaba?
e onca şarkı
neyse neyse.
öyle işte.
hukuk fakültesinde metodoloji dersi alınca kelimelere takılıyor insan
öyle işte

4 Eylül 2012 Salı

Torunlara mektup







Geçen gün Sevil ATASOY'un programını izlerken (o kim mi? - yaz google'a, neyse belki google batar , yaz bir arama motoruna da bak.İlla ki vardır hatunla ilgili bir şeyler.) gördüm de robotlarla cinsel ilişki mimkinmiş!!! hooop durun koşmayın la robotlardan almaya. Okuyun siz yazımı yaaaa...Bak daha neler diyeceğim: '' performans değerlendirme'' aşamasında birtaım tatminsizlikler olacak gibiymişse de diğer konular için rahaaat olmak gerekiyormuş. Bin bang'den günümüze gelen minik dünyamız asla robotların eline geçmeyecekmiş!! Neden? Çünkü(ayyyy bunu da sevmem neyse, kullandım gari) Hoolly wood filmlerinin sonunda hep insan galip geliyormuş !! haha dur dur o ne biçim surat yav. Tabi ki neden bu değilmişş.Asıl nedeeeeeennnnnn, bak gönderiyorum yakalayın:Asıl neden insanoğlunun tahmin edilemez ve gelecekteki davranışları belirsiz bir şey olmasıymış. Şey mi? Evet, öyle işte. Gece gece içime bir su serpiştirdiydı bu muhabbet.Br ferahlı bir şey gibi bişiy.... Öyle yani kedicik, rahat oooollll. Yenceksiniz ya la siz o robotları. (Artık sizde özel bir adları vardır ya, neyse.) Hadi hadi... KEndine iyi bak. Göte başa mukayyet ol. Bir dahaki sefere vs. gibi vıdı vıdılara gerek yok . Zira bu geleceğe yollayacağım tek mektup. PTT çok istiyor bu iş yaygınlaşsın ama çok pahalı,hayır paha tek olay değil. Adrese ulaşacak mı kaygısı falan... Ömrümü yir bu iş benim yoksa buralarda,bu zamanda. Aman ne uzatırmışım mektupları da ha.



                                                                                    Avukat Ninen Tuğçe Görgün



Oha sikiccem, avukatın da mı ne olduğunu bilmionuz lan? Gitti güzelim ünvaannnnn...
Hadi kapa kapa, cahil seni.




URL BU:   http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/11/17/fft16_mf967444.Jpeg 

2 Eylül 2012 Pazar

geri dööönnn teyzeeeee

nası ya bu mudur?
bitti mi tatilll
teyzeeeeeee, geri dön teyzeeeee
devam etsin tatil ya ama ya ama ya

29 Ağustos 2012 Çarşamba

barbunya







ben bu evin barbunya temizleyicisiyim, dedim
halime gülen teyzeme
ve barbunu temizlerken ekledim kendi kendime:
ben bu barbunun
içinde her yeri mor olanlarının çıkma ihtimalini seviyorum.
ben bir ihtimali seviyorum
barbunya yemeyi de kardeşim seviyor.
sevgi yumağı gibi bir şey.
yeteriz de artarız birbirimize.



not: ve çıktı bir buçuk kiloda 2 mor barbun





resim de şu urld'den:
http://tolezgidabaharat.com/gida/components/com_virtuemart/shop_image/product/Barbunya_4cd99962cf1af.jpg

27 Ağustos 2012 Pazartesi

yardım ihtiyaççısı

geçen gün bisikletle yalıda gider iken
3 tekerlekli bisikleti olan bir bebe,
takıldı da peşime
''yardıma ihtiyacınız var mı?'' diye diye dolandı.
yok dedim, ama yok mu ?
dedi.
yok tatlım dedim
bişiy varsa taşıncak ben taşırım dedi, güldüm
ama bak ben buralararın yardım ihtiyaccısıyım. dedi
yarıldım gülerken
döndüm sağol ama gerçekten spor yapıyorum!!!  ihtiyacım yok canım, dedim
ve iyi dönüyüm bari ben dedi
durdum, bisikleti döndürmesini bekledim
gitti.
o günden beri yardım ihtiyaccımı arıyorum
hani benim yardım ihtiyaccım demek istiyrum
çok şekerdi ya çokkkk

15 Ağustos 2012 Çarşamba

selamün kavlen lanet dedim

kennedy laneti diye bir şey var ya
hani Türkiye'de menderesler'de var der kimileri ondan
hacı, Allah beterinden saklasın da
2012'de biz öyle olduk!!!
yeminlen bak 3 ölüm onca hastalık
vallaha dayanması çok zor,
çok zor.
Nolur son olsun Allah'ım

selamün kavlen lanet dedim
bu da böyle mi yazılıyordu ya?
bilmem arapça zaten
niyet önemli.

3 Ağustos 2012 Cuma

artık nefes alamıyorum

hastayım yaz ortasında
çok hem de ve yastayım.
al ulan ferhat göçer
kına yak
,yıllardır
kullanmaktan köşe bucak kaçtığım kelimeyi sarfettim.
azrail,
uğraşma artık bizimle
lütfen.
altı ayda bir
bir görgün'ü alıyorsun.
nolur bir nefes al.
artık ben nefes alamıyorum.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

yüzyıllık geyik















bir gün bir gün bir anne

tam da kızına kızacakmış;
sorun sende o zaman,bir kendine bak demiş.
sonra kızının suratına bakıp eklemiş;
sen çok değer veriyorsun insanlara ondan oluyor herhalde,
ne de çok üzülmüştün o zaman demiş.
anne haklıymış ama,
kız da başka türlüsünü bilmiyormuş.



kıssanın hissesi: en kötü huyum
insanlara fazla değer vermem.




not : resimdeki hayvan geyik böceesi




adres:  http://www.google.com.tr/imgres?q=geyik+böceği&num=10&um=1&hl=tr&client=safari&rls=en&biw=1280&bih=738&tbm=isch&tbnid=d_RtnqQXk24sEM:&imgrefurl=http://www.forumalev.net/hayvan-resimleri/499562-geyik-bocegi-resimleri.html&docid=8p1VwGQDYByiQM&imgurl=http://www.forumalev.net/attachments/hayvan-resimleri-11571d1336242478/geyik-bocegi.jpg&w=567&h=317&ei=kAUZUIyRK-y10QWK9ICIAQ&zoom=1&iact=hc&vpx=561&vpy=215&dur=2087&hovh=168&hovw=300&tx=105&ty=103&sig=111928628484962870166&sqi=2&page=1&tbnh=167&tbnw=261&start=0&ndsp=15&ved=1t:429,r:2,s:0,i:87

23 Temmuz 2012 Pazartesi

bağışla onları








sahildeki minik kitapçıdaydım ve
her yer vampir ve kişisel gelişim kitaplarıyla doluydu
vaktim çok değil, dedim kendi kendime
bunlarla vakit harcayamam.
ve sol kenarda eski kaplarıyla bilgi yayınevinin kitaplarını gördüm.
belki de en genci benle yaşıttır diye düşündüm.
ve adam hemen yanımda bitti;
sizin yaşınızdakiler bunlara pek bakmaz, dedi.
ben kitap okurum, dedim.
ve kandım, kitaplara gene.
7 kitap aldım 40 lira verdim!!!
bir ara annem hani bir tane alcaktın deyip
gözlerini belertti ama,olsun.
ve şimdi
yani demin o kitaplardan birini bitirdim:
tarık dursun k (kakınç) 'ın bağışla onları kitabı.
bazı yerlerinde bağlantı hataları vardı bence kitabın,
anlatıcıların anlattıklarıyla yazarın araya girişleri bazı yerlerde birbirlerine girmişti.
ama sevdim kitabı ve
acaba kimin hayatı dedim bitirdiğimde.
yazdım google'a pek sonuç bulamadım kitap satışı sayfalarından başka
ama öğrendim ki bu kitap muhsin ertuğrul'un hayatıymış.
pek güzel bir tarihe de ışık tutuyor,
okusun herkes.
hey sahneye çıkanlar, çıkma hayali kuranlar
bence ilk siz okuyun.




not: resim şuradan alındı


http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK982629IA088_250.jpg



20 Temmuz 2012 Cuma

bir aile vardı

dün akyaka turnalı arabasındaydım.
yol üstündeki köylerden birinden bir dede bir nine ve iki torun bindi
komşularının lise çağlarındaki oğlu ve onun minik kardeşiylebirlikte.
nineyi ömrümce unutmayacağım;
babanem rahmetli gibiydi saçları
uzun ve kınalı.
ince ince örmüş ve örüklerini başının üstüne doğru getirmiş ve saçlar yandan öne sarkıyor.
tel tel saçlar, hani romanlardaki gibi...
dedede kahverengi fötr kırmızı gömlek
her yer dolu olmasına rağmen rahatsız olmayayım diye ''oturabilir miyim kızım ?'' diye sorup otururken''iyi günler'' diyen fötrlü dede.
sonra
ilerden bir köyden de kızları ile onun iki çocuğunu da aldılar
denizi görünce yanlarındaki büyüklerin kızmasından korkarak kalkıp kalkıp denize bakan sonra sessizce oturan çocuklar
ya akraba olduklarını söylemeseler dahi anlardım o eski türklere dair resimlerdeki gözler hep aynıydı ,hepsinde aynıydı.
çok çok çok tatlıydılar
içimden sürekli dua ettim nazar değmesin diye ve
şunu da eklemeliyim
yeşil fosforlu tokasıyla saçının önünü alnına doğru toplayıp sonra o saçları gözlerinden çekmek için mandal pembe tokayla onu geri bastırmış pembe mayolu kız seni çok sevdim.
çok tanıdık geldin bana, 7 -8 yaşında ketendere'den milasa düşen kıza benzettim seni
sevdim işte çok sevdim
ve ah o turuncu örgülü uzun saçlar.
Allah nazardan saklasın sizi

12 Temmuz 2012 Perşembe

kafam yandı

aklıma geldi lan
geçen gün sahilde koşa koşa yanıma gelip yanıbaşıma tüneyerek
ben taşlara yatmış çocuklarla kıyıda oynuodum da ondan tüneyerek
lütfen 'li rica'lı cümller kurarak benden çocukların oynadığı makarnayı istedi;verdim makarnayı tabi ki
sonra biz gitmeye yakın amaaan dursun bu onlarda
şimdilik
az alpin orda oturuyum çıktıklarında verirler dediydim ama
hazırlandığımızı görünce çıkıp
makarnayı da arkamızdaki şezlonga bıraktılar
oha lan ,
kimden aldıklarını hatırlamadıkları yetmiyormuş gibi ki bence öyle tesadüfen bıraktılar, biz olduğumuzu hatırlasalar bize bırakırlardı(dimi?)
hayır ordaki şezlongta oturanlara da teşekkürler hacu baaaaaabında bişiy demediler
iyi mi?
ne enteresan insanlar var lan!!!
erişene dek yalvarıp sonra çimçikin olan kılyumağı gördüm lan ben ören yalıda
o da insan ben de insan
o deil de neden orda bozmadıysam şimdi kustu beyin a işte al
kırdın kırdın

3 Temmuz 2012 Salı

Veda

Biliyorum hayatımdaki en büyük hatam olacak
Gitmek istedi gitti noktasında olmadığımızı,
                                     bizi bu noktaya getiren dinamikleri
her şeyi biliyorum.
Farkındayım.
Ama yenilir yutulur şeyler de değil bunlar.
Gözlerimden sürekli yaşlar boşanıyor,
hatırıma hep eskiler geliyor.
Zaten yeni yok bizde,her şey eski.
Ben inanmıştım ve şu var ki hep şu kelimeleri tekrarlamaktaydı dudaklarım:
EGE,DENİZ,KARYA,EFE ve tabiki İZMİR.
Her şeye kocaman bir veda benden.
Yüzüğüm elimde,pamuğum da
yanıbaşımda,kırmızı tişörtünün üstündeki sarı boncuklu nazarboncuğuyla.
Hayat durdu.
Pamuk gitti,hayat durdu.
Kırmızı kaplı deftere koşuyorum.
Veda

30 Haziran 2012 Cumartesi

bir elma masalı

Kardeşin elması ile
ve gene kardeşin vınn'ı ile
tez hazırlamaya çalışan hatun
balkondan bahçeye inen ananesinin kabakları yolmaya çalışması çabasında delirdi.
Zira anane gocamandı ve kabaklarda bir ton sarmaşık vardı.
Genç kadın ananesi düşecek diye korktu,
ananesi düşmekten korktu,
ama durmadı.
Genç kadın kendini yalın ayak bahçeye attı ve kabağı kopardı attı ve ananesini bir sandalyeye oturtup
-Küstüm sana , hiç dinlemiyorsun!!!Çok korktum.
dedi.
Ananenin cevap tam da torununun kafayı anlatıyordu:
Biliyorum,ben de korktum düşcem diye ama sinirmi bozupdurudu o gabak orda.

Budur.
Genç gadın  saygıyla eğilip kendini balkona attı,
Teknolojik elmayla teze devam etme niyetindeyken, tutup bu haberi yazdı.

28 Haziran 2012 Perşembe

devletimle regl sohbetleri

hohahha yok artık ezgiiii
deyip okudum yazıyı
yüzümde sarkastik bir gülümseme
(diziden öğrendim bu kelimeyi,cümle içinde kullanarak oturtmalıyım)
yazıdaki pek çok soru beni benden aldı , acaba twitter sahipleri neler yazmıştır,
bugün ben tez ile uğraşırken acep neler olmuştur?
bilmiyorum ki bu soruların cevaplarını
hiç fark etmez
önemli olan soruları benim cevaplamam değil zaten burada
hey devlet baba,amca,anne vs
şimdi sıra sende!
bedenimdeki döllenmiş spermle kafayı bozduysan
şunu da cevapla lütfen:
korunmadan seviştiğimde
-aaa, evet evli değilim ne günah ne günah
cayırr cayır yanacağım
nihahhahahah-
ve bu korunmasızlığımdan zerrece çekinmeyip çatır çatır seviştiğimde
size bildirmeli miyim?
zira bir veledi zinaya meyillenmiş olabilir vücudum

hadi bunu bildirmedim ama sen tabiiisi bilrsin aaaaaaali devlet,günüm gecikti
test yaptırmaktan da it gibi korkuyor ve sevgilimin başının etini yiyorum diyelim
o arada hemen devreye girip hiç de öğrenmek istemediğim cevapla beni çarpıştıracak mısın?
hadi hamileyim diyelim üstün çaban muvaffakiyet ile sonuçlandı
bir aferim çektim sana
ama ya karavanaysa
o zaman ne çekmeliyim sana?

daha soracağum

yok yok ben vazcaydım ya?
şu erkek akıllı devlet
sen git 31 çek
-oo çok sert, hatta baya baya sert-

bedenime dokunma hacı, yanarsın
zira ben KADINIM

uyursam geçer

uyursam geçer
uyursam geçer uyursam geçer
''geçer geçer ¡¡¡ ''
nah geçer ( küfrüm sana değil,kendime)
al işte aynı
az bi cesaret lazımdı
bende yoktu,olmadı

11 Haziran 2012 Pazartesi

tuğçe'nin akil insanları

radikal'de bir haber gördüm, akil insanlarını yazmış okurlar.
akil adamları değil insanları!!!  -güzel-
bknz :  http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1090753&CategoryID=77


başladım okumaya
bazı isimleri sık görmekten dolayı mutlu oldum
bazılarını görünce ise memnuniyetsiz bir mause kaydırmayla
sayfanın daha altına indim.

sonra çektim bir kağıt ve yazmaya başladım.
çok isim var yazılacak
sanmıştım ,ama
azıcık isim yazabildim.
ama hala birilerini unuttum hissi ağır basıyor bünyemde!!!
neyse istersem sona eklerim.
başlıyorum,şunu da ekleyerek:
objektif olmaya çalışmadım,sadece
kafasına-yüreğine güvendiğim, bir şey derlerse "acaba ne demek istedi?"
diye durup düşündüklerimi yazdım:
1) sırrı süreyya önder
2) rakel dink
3) özgür mumcu
4) harettin karaca
5) ece temelkuran
6) ahmet türk
7) ara güler
8)  ahmet mümtaz taylan
9) genco erkal
10) okan bayülgen
11) nihat hatipoğlu
12) erendiz atasü
13) kaos gl yöneticilerinden  her(hangi) biri


öyle işte .




5 Haziran 2012 Salı

bir klişe daha patlattım,hayırlara vesile

geçen sene bugün
telaş bile diyemeyeceğim bir saçmalığı yaşıyorduk
pek çok anadolu üniversiteli olarak!
saçmalık dedim evet, neden mi?
henüz finallerimiz bitmeden mezun olup kep atmıştık (trajikomik)

pehhh,beceriksiz yönetim
saçma sapan idare

hayır o değil de 4 koca yılın sonunda o sahada göreceğimiz isim
kıraç mı olmalıydı ya?
o ne öyle ayşem ayşem...
peh, saçma sapan bir işti
geldi geçti.

hey gidindin efesi...( hey gidi günler de olabilirdi bu cümle,ama olamadı!)

bir yıl olmuş bre
zaman hacı zaman, su gibi akıp gidiyor ha

4 Haziran 2012 Pazartesi

hadi la hadi

eskiden çok severdim seni / sizi.
ama  aradan geçen onca şeylere
ve sizin bunca duyarsızlığınıza rağmen
bir gün aniden çıkıp
sanki her şey eskisiymiş gibi bir yakınlık beklemeniz.

tek denecek şey var:
hadi la hadi.

-hayır , bir de bunca üzmemiş olsanız neyseydi de
artık o kadar uzun boylu değil.
üzdürmiycem kendimi size
ve zeynooooo bak akıllandım
artık çok da iyi niyetli olmıcak bu bebe
içim şöyle diyor:
bok bok bok


ha son söz lazımsa:
hadi la hadi

7 Mayıs 2012 Pazartesi

pazarlasak mı,pazarlamasak mı? yoksa sizi görünce saklansak mı?

''kendini pazarlamak önemli!!!'' diyip
arkasından görgüsüzce ve üstelik kimse de sormamışken
maaşını ilan eden ablaların olduğu (!) bir camiaya girmeye 3 ay kala
düşünüyorum da
neden kendimi pazarlamalıyım?
çok para,herkes adımı tanısın,herkes ''o'' desin,
olayım ben yani,olayım

hay sıçıyım kafanıza !!!
pazarlaya durun siz kendinizi ,
ama unutmayın ki
sizin bu pazarlama çabalarınıza ve bunu mel mel anlatışınıza götümle gülüyorum.
sakın ,
aman diyim sakın,benim yanımda konuşmayın böyle:
bozarım fiyakanızı
ve bozmayın benim rahatımı,
zira sizin adınızı duyunca bile diken diken oluyor tüylerim !!!

puhah o değil de sen kendini iyi pazarlasan ne olur be ya
sonuçta sen sensin yani !!!!

4 Mayıs 2012 Cuma

yarın izmir'de

yarın izmir'de buluşalım dostlar
cübbelerle.
yürüyelim bakalım,
belki bu sefer aşındırırız yolları!!!

1 Mayıs 2012 Salı

geçen yılki bu vakit

geçen yılki bu vakitler
''ahmeeet ''
'uyandı uyandı,ben kaldırdım onu,gitti demin.''
bir ton sevimli telaş
ahmet 1 mayıs'ta yürüyor
grubun bir kısmı elsa denen o şeyin(!) son gününde
biz gezmede
güzel zamanlar imiş
aklıma sabah ilk bunlar geldi
sizi seviyorum

ve

kutlu olsun 1 mayıs

21 Nisan 2012 Cumartesi

vazgeçmek




''Beni sevmekten vazgeçme,
Tamam mı? ''dedi kadın
Adam; seni sevmekten vazgeçmem ama
Senden vazgeçebilirim,dedi.
Korkarım her şey
O noktaya gelmeden az evvel bitmişti.
Acı-yorum





not:   fotoğraf şu linken alınmıştır


http://galeri3.uludagsozluk.com/166/şaşkın-ördek-yavrusunun-atsızcı-bir-faşizan-olması_207809.jpg

17 Nisan 2012 Salı


övünçle twitter ile olan bağlantımı şey ediyorduk ki birden aklıma sen geldin
gelirken adın timur'du ama
gerçek olmadığını biliyordum.hemen facebook sayfama girdim
biraz gerilere gittim;26 kasım 2011 tarihine kadar ve buldum
övünç adı:onur bayraktar'dı dedim.
ilk okuduğum twittlerin sahibi
kızdım kendime ben o gün çok üzülmüştüm halbuki ölümüne,
yalanmış,adını bile unutmuşum dedim
ayıpladım kendimi,kızdım kendime
acaba kim hatırlıyor seni ailenden başka dedim sonra
sonra dediğime kızdım insanı ailesi hatılar mı ya?
düzgün konuş;ailenden başka kim unutmadı seni dedim sonra


bir güzel adam daha gitmiş..yorucu bir günün ardından gördüğüm ilk haberdi..bir kere daha pişman oldum leyla'nın evine gitmediğime..güle güle gitsin..üzüldümmm



yazmışım facebooktaki durum güncellememe
şu linkin hemen üstüne

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/16381502.asp?gid=373



linki tıkladım demin sonra adını arattım ve öldüğün günle ilgili pek çok haberi okudum
mesela ahu türkpençe-evet o afeti
devran- eski sevgilinmiş
bıdı bıdı

ben gene aradım buldum twitter hesabını
ne güzel adamdın dedim gene sayfa yerine gelince gördüğüm fotoğrafına bakıp
ve en sevdiğim paylaşımını aradım buldum oraya yazdığın azıcık şeyin içinden


14 kasımda yazmışsın;ölümden az evvel denilir mi ki buna ?


Annesinin elinden tutmuş yanımdan geçerken gözlerimin içine bakıp artık beni göremez olana kadar tebessüm etti bana. Ne gördün çocuk?


adres şu:
https://twitter.com/#!/onrbyraktar



öyle işte seni hatırladım demin onur,içim fena
içim çok fena
söyleyin şimdi kaçınız hatırlıyorsunuz onu,
kaçınızın aklına gelirdi ben anımsa(t)masaydım.


güzel uyu güzel adam,umarım bir gün karşılaşırız.



bir de cenazenin güzeli olur mu?
olurmuş
sen giderken sanat camiasındaki tüm güzeller oradaymış,
en sevdiklerim
seninleymiş.


güzel uyu.





fotoğrafı şurdan aldım:
http://magazin.bugun.com.tr/onur-bayraktar-topraga-verildi-130028-haberi.aspx

15 Nisan 2012 Pazar

bir iyi adama 2




ölüp ölüp diriliyorum bu saçma gel gitlerde
görmüyorsun
ölüyorum yavaş yavaş
bu ölüm havası seni de etkiliyor biliyorum
hem de ne etkileme
sen de benimle gömüyorsun kendini
biliyorum,ama
ben de seni görmüyorum

korkuyorum diyorum; anlamıyorsun korkumu
belki de umursamıyorsun.
korkuyorum ben,seni kaybetmekten
korkuyorum.
görüyorum sende de var aynısı
o zaman neden durmuyorsun?

dur diyorum,olmuyor
ama
başka bişiy de diyemiyorum ben sana
başka'lara yüzüm yok artık
tek bir şeye var
 o tek şey ne kadar önemli bilmem ama
 ben seni çok seviyorum
                                                                                         
lütfen artık yeter bu oyun çocuğu tavrımız:)
çünkü ben böyle yavaş yavaş ölüyorum,
seni de öldürüyorum üstelik bu sefer.
yetsin bu halımız pamuk,dönelim eskiye
.......................
ben seni çoooooook seviyorum.
not:ceviz getirem yersin?

                                                                                       



not             :http://kordugumolmusmaiip.blogspot.com/2010/12/bir-iyi-adama.html ilk yazım buydu

10 Nisan 2012 Salı

hadi canım

hafta sonu yazacaktım hem de öyle bir yazacaktım ki çok sinirli olduğumu fark ettim
durdum,ama hala sinirim geçmedi
bugün günlerini kutluyorlar!!!
da ben de onlara soruyorum her an ,her yerde ülkeyi kurtarmasanız olmaz mı?birazcık kendi haline bırakıverin
ve gene soruyorum ki
ben nasıl şüpheli sınıfına dahil oluyorum da bayan polis 'abi tut onu tut!!!'' diye bağırma hakkını kendinde buluyor?
ya hadi onu geçtim de
eline gelen her yazıyı ankara'dan geliyor sanan polislerle nereye doğru gidiyoruz,gideceğiz?
hayır bir de iyice sinirlenip 'iyi bak elindeki yazı ankara'dan değil eskişehir'den geliyor çünkü rektörlüğümüz orada.'' dediğimde ''her neyse'' diyen kadın polis
ben neden saygı duymalıyım acaba sana?
senin pakize suda'nın programında cumhurbaşkanı başbakan aynı şey diyen kadından farkın ne?
neden saygı duymalıyım ben sana ve sen neden saygı duymamalısın bana?
üstündeki forma mı seni benden üstün kılan?
hadi canım sen de..

4 Nisan 2012 Çarşamba

weber christian

anneme 20 yıl sonra konulan 3. tanı
hatta daha tam olarak konulmamış olan
adı için biyopsi sonucu beklenen
ve neticesinde annemin ege üniversitesinde yatmasını gerektiren
weber christian,
futbolcu adı gibi dimi?

umarım artık bir sonuç alırız bu tedaviden


trabzon'da salyangoz satmak

''Trabzon da başka takımın forması giyilmez atkısı takılmazken...''

''Eğer şayet Trabzon insanı ve şehri bir tepki gösterecek olsaydı pazar günü ne
Fenerbahçe o staddan çıkabilirdi ne de ülkemizde futbol diye birşey kalırdı. ''


''Sonuç olarak bu açıklamayı korktuğumuzdan çekindiğimizden yapmadığımızı yapmayacağımızı herkes bilsin. ''

sonuç olarak dış mihraklar türk tribi gene devreye girmiş bir açıklama daha okudum.süreç çok ama çok vahim.hadi ''
Ve yine paylaşılan resimde kimseyi aşağlamayıp kimsenin dövülmesi / vurulması hususunda bir beyan belirtilmemiştir. '' cümlesini bir yere koymaya çalışalım,acaba hangi tartı alır bu lafı? ''demedik ama diye de bilirdik zira biz istediğimiz için sapasağlam çıktınız staddan....'' boyutundaki sevimli gözdağı.aa gözdağı dedim,ne ayıp ettim.halbuki bu iş iki camiayı birbirine kırdırmak için üretilmiş bir komplo(YDU.)

bir dolu açıklama,ben de gerçekten kafamdaki gibi bir ''açıklama'' okuyacağımı sanarak okudum onca satırı!!!piiiii,nerde?!
akıllı olun trabzon'da trabzon spor atkısı takılır .eskişehir'de eskişehirspor.( kırmızı şimşekleri ayrıca yazacağım,dört yıl okuduk memlekette )akıllı olun,yoksa stattan çıkamazsınız,akıllı olun ha..dış mihrakların istediği olmasın durduk yere sevindirmeyelim onları da ama gene de siz de takmayın ;yani ölür müsünüz?hem düne kadar atkınız mı vardı len?
heheheyt orası trabzon ,oradan çıkış yokkkk.


not:
açıklamayı şu adresten okudum (ve onun üzerine yazdım yazıyı;pek de derinlemesine araştırıp okumadım;onu da belirteyim.) http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1083879&CategoryID=84

3 Nisan 2012 Salı

hüsnü arkan-nereye uçar turnalar?


http://www.youtube.com/watch?v=e9LO0LWGvX4&feature=share




zeynep dinle dedi
hüsnü arkan senin gibi dedi
ben açtım dinliyorum dinliyorum dinliyorummm
bu da o güzel adam için

sözler,ah bu sözlerrrrrr
(bu da bir nevii şarkı reklamı,mı?
ondan burada ,ama her an yayınanmakta olduğu blog değişebilir!!)

bu bloga transfer edilmiş bir yazı bu!!!!!!!!!!!!!

2 Nisan 2012 Pazartesi

ananem ve yetenek sizsiniz

vakti zamanında ananem yetenek sizsinizi izlerken bir kelam etmiş
poping yapan dansçıya bakıp :
-beğendiler mi gı?
-evet.
-nesini beğenmeli onun!!!!!




öyle işte,not almışım yazayım diye bir deftere,üşenmişim.
açar açmaz buraya yazayım dedim.

30 Mart 2012 Cuma

sinirim geçtikten sonra yazıyorum

ben bu toplu taşımayı buraların adabını bilmeyenler yüzünden sevmiyorum!!!
tüm gün yorulmuşum arkadaşım,azcık dinleneyim bir buçuk saat hoplaya hoplaya katettiğimiz muğla-milas yolunda.yok illa bir şey oluyor: genede susuyorum.annem her yerde herkesle tartışma ,dedi;ben de dinliyorum.elimden geldiğince..bazende dinlediğime pişman oluyorum,kendime çıkmıyor sonrasındaki sinirim.

derdim yeni nesil annelerle.özelikle buranın insanını gözlemlediğim için oğlan anneleriyle derdim.evet günay ve tolga haricinde oğlan çocuğu görmedim ve evet belki erkek veletler kızlardan daha hareketi(!) olurlar,ama ben ne yapayım kardeşim ya.insan oğlan olsun kız olsun çocuğu etrafı talan ederken,insanları rahatsız ederken sürekli ona süpriz yumurta yedirmeye çalışır mı ya? bu nasıl bir dünya ki çocuğun psikolojisi bozulacak amann onu demeyelim amann böyle bakmayalım...bir siktirin gidin arkadaşım ya 'dur'u öğretmediğinizz bu veletler ilerde her bir boku yapmaya hakları olduğunu sanan ergenler bok gibi yetişkinler oluyorlar.nerede durması gerektiğini bilmeyeninden ve kim ile nasıl konuşması gerektiğinin farkında olmayan herkese özellikle de 'siz' diye hitap edenlere 'Canımmm' diyenlerden. o kadar sinir oldum ki dün oğluna  -ki bebe en çok 6 yaşınaydı,küçüklüğüne ve sevimliliğine rağmen hiç ama hiç sevmedim- bir kez olsun dur demeyen o sivilcesi geçmemiş genç hatta bu bebeyi ne ara edinmiş diye düşündürecek denli genç anneye anlatamam .bu çocuk yetiştirme konusundaki cahillikten falan değil ya,baya baya oğullarının çükü düşecek diye korkuyor bu kadınlar.vallahi sinirliyim.Allah'ım n'olur beni erkek evlatla sınama bu kadar serzenişimden sonra!!!
gerçekten dün ayarım bozuldu ya..

27 Mart 2012 Salı

ankara,bugatti mugatti ..... DOSTLAR CANDIR ULAN

çok şey var yazılacak diye başladığım bir yeni yazı daha
yeni yazı mı
neyse
ah ankara

gene güzel bir şehir değildin ama gözüme çok güzel gözüktün
-nedeni bizde saklı-

ve dostlar:
umut,zeynep,taha..

özlemişim sizi,iyi ki vardınız,iyi ki varsınız

yazılacaklar saçma sapan bir biçimde beynime üşüşmüşken yazacağım son bir şey var buraya:

o değil de lan o bugatti neydi öyle?!!!!
öperim seni umuuuut öyle bir şaheseri gördük her şeyden ziyade :P
arayı açmamak dileğiyle,bekliyorum ben de sizi buralara

11 Mart 2012 Pazar

atıyorum ne ya?


bu hafta sonu iki gün boyunca yeni borçlar kanunu
semineri vardı muğla'da
haluk burcuoğlu,atilla altop ve turgut öz anlattı ki kendileri komisyonda idi-imiş

adamlar anlattı biz de dinledik de hani
usulen olan o soru kısımlarında bilmem kaç yıllık avukat
kalkıp da sorusundaki örneğe
atıyorum diye başlayınca ayarım bozuluyor
atma yakalayamam diyesim geliyor !!
bu ne böyle Allah aşkına
kimse kendini ifade edemiyor

hani nerede kaldı sevgilli hocamız
herdem belen'in derslerde sıklıkla söylediği
'hukukçuluk kelime mühendisliğidir' lafı

hepsi faso fiso

etraf bi ton 'boş'la dolu

ayıp mayıp,narsizm değil kesinlikle ama
bu doğru

atıyorum ne ya?




not:resimi goggle görsellerde aranırken medya 73 adlı bir siteden buldum.

6 Mart 2012 Salı

kirli sevim=deli sevim

ananeme dair (Evet gene)

geçenlerde
oo baya da geçmiş düşündüm de,tiii kardeşim varken
ananem gülmeye başladı
birden,titreye titreye
anladık
hep anlarız zaten
hem de hemen;)
gene aklına bişiy geldiğini
ve
başladık nooldu'lara
ve arada gülerek başladı ninoş anlatmaya

vakti zamanında : belkim 30 ,belkim 40 yıl evvel
çıkmış ananem evden  pazara doğru gidiyormuş
önünde de kirli sevi ki annem deli sevim olarak hatırlıyor kadıncağızı
az gitmişler uz gitmişler
milas o zaman küçük
pazara gidilcek yol da belli,
ananem takipteymiş gibi olmuş

kadıncağız dönmüş de ananeme
'yarrak mı var ne gelion ardımdan?' demiş
ve burda katıldı ananem bir süre,tabisi biz de

ben dedim ki,ne dedin?
-ne diycem gı,yürüdüm gitti,buncağızımın aklından normal olmadığını biliyorum!!!
dedi

sonra gene güldü gene güldük


hep de bizi mi bulur böyle şeyler diye düşünürken ananem bıçak gibi kesti
kıytırık düşünsel sürecimi:
-Allah rahmet eylesin

sustum sustuk,dua ettim Sevim teyzeye

birileri de okusun diye yazdım bu yazıyı,öyle bir kadın varmış bir zamanlar buralarda
-temiz bir şey versen bile kirletmeden giymezmiş üstüne,
kirli sevim,deli sevim.....

27 Şubat 2012 Pazartesi

dr lar yarışınca hastalar yoğun bakılır

şimdi şu haaaacettepedeki olay...yahu yüz nakli olmadan da o çocoğa plastik cerrahlar bir şey yapamaz mıydı?hayır o şanssız adama bu kadar organ birden nakletmek nasıl bir kafa,akdeniz üniversitesindeki geri alım olmuşken..bana hacettepeli dr lar az işgüzarlık yaptılar,'biz daha iyisini yaparık'ı kanıtaamaya kalktılar da bu adamcağızlar da bunları yaşıyor gibi geliyor..yaşıyorlar,umarım yaşamaya devam ederler :(

19 Şubat 2012 Pazar

zenne ve beyaz tişört












her şey gelip geçiyor ya gözümün önünden de


zenne'nin sonunda can'ın( kerem can'ın) o beyaz tişörtleri giyip giyip çıkarması var ya
bi o gitmiyor..
orada kaldım ben

tayfun talipoğlu

günlerden pazar,
saatlerden BAM TELİ idi.
bitti,gene.
bugün muş'ta bir ceza evindeydi,
ağlattı.

ama güzel olan 15 yıl önceki programdan verilen kesitti:
3 tane Gırşehirli bebe
artık 6 yaşında diyemeyeceğim ,çünkü biri  ''7e girdik saalak .''diyordu.
povır rencırs ve nija olmak istiyordu ikisi
- pek çok 90'lar çocuğu gibi''-
o uyanık olan mı?
-o doktor olacakmış..


çok şeker bir anıydı..
talipoğlu'nu neden sevdiğimi bir kez daha anlamamı sağlayanından hem de.

6 Şubat 2012 Pazartesi

baykal kent,ben ve babam

:( aşkım baykal kent ölmüş
mesajıyla pamuktan aldım haberi
içim acıdı
çok üzüldüm o kocaman adama

yıllar evvel tanışmıştım kendisiyle
babam sayesinde!!!
mustafa topaloğlu ben daha minicikken bir klip çekecekti
ataparktaki o hoş evlerden birinde ve tüm milas akın akın süs yolu yürüyüşündeydi
o akşam
ve babam
bir müddet evin hatunlarını iknaya çabaladı baktı olmuyor ,aldı beni ve gittik
evet mustafa topaloğlu'nun yanına gittik ve evet kendisiynen tanıştım -hatta baya yakından!-
ama şuan anlatmak istediğim bu değil

o akşam orada gazeteciler de vardı
ve baykal kent de
bir çekim yapılıyordu
yok daha doğrusu yapılamıyordu
çünkü milas'ın pek güzide yetişmiş gençleri
minübüs durağının ve telefon kabininin ardına geçip bağırıyorlardı
ve kayda giren sesler nedeniyle baykal kent
o milas sıcağında-ki o zamanlar barajlarımız olmamıştı-
tekrar tekrar aynı anonsu girdi durdu...

şişman adam o kamera ışığında daha da bunalıyordu
babam bir sustu iki sustu
sonra dayanamayıp o kadar kalabalık alkollü gencin üstüne yürüyüp biraz da ayıplı kelimeler sarfederek
onları kovdu
ve evet
bu bir süreliğine onları caydırdı
hoş sonradan biraz daha çakıp(!) geldiler ama çekim gerçekleşmişti şükür
orada karpuz kavun diye aptal aptal bağıran gençleri kovan babama
'olsun varsın o da  onların ayıbı.ben alıştım artık,onlar anlamazlar bunu!' demişti
ve elinden hiçbir şey gelmeyen çok üzülmüş olduğunu tahmin ettiğim babacığım da 'özür dilerim ben onlar ve şehir adına sizin gibi bir emektardan.' demişti

işte o zaman anlamıştım ben bizim farklı insanlar olduğumuzu ve
insanların ne kadar acımasız olabileceğini...

o akşam kedimce çok üzülmüş kendimce mahcup olmuştum ama
boyuna terleyen tombul amcayı sevmiştim de


şimdi ölmüş,zaten ölmeden evvel de huzur evindeymiş
vay be orta oyuncular
vay be milaslılar, vay be kale

ah ulan kalp krizi


güle güle nur yüzlü adam
en büyük derslerimden biriydin

nurlarda uyu
seni unutmayacağım





not: bir de ' keees bana stand up yapma ' diyen dijital binali abi var , onu da 
unutmayacağım ben tombul amca

3 Şubat 2012 Cuma

güldüm işte komşuma,ne olmuş?

ya hani şu görüntü var ya:
iran humeyni'nin ülkeye dönüşünü anıyor-kutluyor....
o ne lan? adam uçaktan iniyor:kartondan lider ayakta
oturulacak anlar içinse,oturan humeyni yapmışlar !!

ay hayır bir de yetinmeyip saygı duruşunda falan bulunmuşlar adamcıklar ya

o nasıl bir şok oluştur ve gülüştür ki bendeki
düşüyordum şu koca koltuktan..

ve o nasıl bir andır ki,şuan kanald 'deki yalan dünyadan bile eğlenceli geldi bana
açıp açıp bakıyorum görüntülere

bu nasıl bir kafa Allah aşkına...

29 Ocak 2012 Pazar

t ile r arasında ı var mı?

evvel zaman içinde,hani ben daha
menteşe ilköğretimde okurken
raşit cengiz milli eğitim müdürü olup gitmişti de
ben gene yeni bir öğretenle(!) başbaşa kalmıştım
e ayıp etmeyeyimm ama raşit hocanın ardından
alışılması güç bir hatundu kendisi!!!!

neyse neyse
hep böyle anlarda olduğu gibi,
ulan susmalıyım benim ebeveynlerim de öğretmen
ya birisi de onlara benim şuan diyebileceğim şeyleri söylerse
psikolojisi hakim olmak üzre bana:)

asıl söylemek istediğim şu ki
bu kadıncağız
bir gün arka taraftaki=ön taraftaki kamelyada otururken
ya da dedikodu yaparken bir tenefüs vakti
her nedense benim o öğretmen topluluğunun ortasına gitmek durumundaydım
nedeni neydi ulan,hatırlayamıyorum!!!

bu kadın sigara ve dedikodu zevkini kesmiş olmamdan ötürü pek memnun(!) baktı bana,nedense
pek memnun bakardı kendisi hep bana
ve ben maruzatımı bildirdim ve o
 beni orda göt etmek için orada(!)
ay artık burda daha da kibar olamayacağım,kelime tam olarak bu:
göt etmek
dedi ki bana: trabzonda t ile r arasında bir harf var mı?
ay ben bir bozul bir bozul!!!
döndüm götümü,aa ayıp mayıp değil
dönmeseydim eğer höyküre höyküre ağlardım bu aşağılanma(!) sonrasında

yok dedim,güldü kardeşimin öğretmeni  ve ee trende var ama demi dedi..
ulan bunlar beni neden gözüne kestirdi diye düşünüyorum,acaba onlara salak mı gözüktüm ,neden ya neden??
onda da yok dedim,ama bu sefer nilgün hocaya dönüp gülümseyerek cevap verdim ki
kendi öğretmenim görsün onu pek de siklemediğimi!!!!

sonra bizimki emin misin ya trabzonda ı var dedi:
yok ı ,ben trabzonluyum hem biliyorum memleketimin adını dedim,döndüm yürüdüm


çok kızdı ki ben yokmuşum gibi davrandı uzun müddet derslerde
ya da benim kuruntum,ama sanmam
ben hissederim ulan böyle şeyleri:kadın resmen sevmiyor ve ezmeye çalışıyordu beni

ama ama ama
aslında ben
şey dicektim: ya ben o gün döndüm yürüdüm diye üzgünüm,kalıp iyice göt etseydim onu
hem bi de benim için saygısız demişler midir o gün arkamdan?
ama değilimdir ki?
değilimdir yani,ama o kadın başkaydı ve zehir gibi bir 4. sınıftı.
aman be,yazdıkça farkettim ki üzgün müzgün değilim ben
iyi ki yapmışım ulen
keşke hak ettiği kadarını yapsaydım

23 Ocak 2012 Pazartesi

böyle böyle yazsam...

2012 deki ilk iki kaydım da benzer olacak diyorum ilk cümlede
ve beni tanıyanlar anlamıştır hemencecik ne demeye çalıştıımı diye umuyorum
şöyle ki ilk yazım kardeşim hrant ile alakalıydı ikincisi
yani şu bir türlü yazamadığım-yazmaya başlayamadığım ise
uğur mumcu ya dair
böyle böyle yazsam yazılarımı ne çok yazım olur ,ne üzücü
!!!!!
ne diyorum ben?
ne demek isteyip neleri diyemiyorum ben?


sanırım bu kez kendimi
tam anlamıyla ifade edemeyeceğimmmm


benim ruhum çok ağır bugünlerde ve
yaralarım hep kanıyor..
ve yeni yaralar açılacak diye ruhumda
korkuyorum


:(
işte kendimi ifade edemiyorum


seni özlemle anıyorum uğur mumcu

ve korkuyorum..
üzgünümmm....

17 Ocak 2012 Salı

Üzgünüm ben Hrant    

ne demişti büyük Türk filozof
Can Baba:

Sen sağ ben selamet

Kurtarıcılar kurtara kurtara
Kurtardılar.
Memleketi memleket olmaktan.

Ve bugün ne díyor bu kadın
Böyle kelam üstüne laf söylemeye
Çok da cesareti olmadan :

Kurtarıcılar
Kurtara kurtara kurtardılar
Adaleti
Adil olmaktan..


Üzgünüm 19 ocağın arifesinde olanlardan...
Üzgünüm ben Hrant


                 Faşizme inat kardeşimsin Hrant